(818 S. K. m. 41, 61)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Erzurum Asliye 1.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 11.11.2004 gün ve 2002/82-2004/448 sayılı kararın Yargıtay'ca tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ata D. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve bütün belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı gerçek kişilerin müvekkili kooperatifin 13.05.2001 genel kurul toplantı gününe kadar yöneticiliğini yaptıklarını, davalı yöneticilerin usulsüz ödemeleri sonucu müvekkil kooperatifin (62.686.000.000)TL zarara uğradığını, ayrıca kooperatifin mevcut arsası dışında ikinci bir arsa daha satın alıp müvekkilinin parasıyla bu arsaya inşaat yapmaya başladıkları halde, yöneticilik görevleri sona erince davalı kooperatifi kurup, aslında müvekkiline ilişkin olan bu arsanın üzerindeki inşaatı, davalı kooperatife aktardıklarını, anılan meblağın 58.000.000.000 TL'lik kısmının bu inşaat bedeli olduğunu ileri sürerek, 62.686.000.000 TL'nin temerrüt faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsilini, fazlaya ait haklarının saklı tutulmasını talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, bütün taleplerin haksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı yöneticilerce tutulan kayıtlarda bazı usule aykırılıklar bulunsa da davacı kooperatif muhasebe kayıtlarının aktif ve pasiflerinin birbirini karşıladığı, herhangi bir zararın bulunmadığı, davalı kooperatife de davacı aktiflerinden aktarma yapılmadığı, iddianın ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kooperatif eski yöneticileri olan davalı gerçek kişiler hakkında yönetimde bulundukları dönemde yaptıkları işlemler sebebiyle açılan sorumluluk davası, davalı kooperatif hakkında da sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak davasıdır.
Davalı eski yöneticiler, yönetim kurulu üyelikleri sırasında, davacı kooperatif adına, dava dışı arsa sahipleri ile 07.04.2000 gününde noterde düzenlenen kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapmışlar, sonrasında 14.02.2001 tarihini taşıyan adi yazılı belge ile bu sözleşmeyi karşılıklı rıza ile feshedip arsayı, arsa sahiplerine iade etmişler, davacı kooperatif yönetiminden ayrıldıktan sonra davalı kooperatifi kurup 11.06.2001 gününde tescil ettirmiş ve aynı arsa sahipleri ile bu kez davalı kooperatif adına, noterde düzenlenen 12.06.2001 günlü kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalamışlardır. Davacı kooperatif vekilinin iddiasına göre, bu zaman içerisinde arsaya yapılan inşaatlar %40 seviyesine ulaşmış ve arsa ile birlikte inşaatlarında davalı kooperatife mal edilmesiyle müvekkili zarara uğratılmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın da bu noktada toplandığı, her iki tarafça da anılan arsa üzerindeki inşaatın kendileri tarafından yapıldığının iddia edildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece hükme dayanak yapılan ve yalnızca hesaplar üzerinde inceleme yapan 07.04.2004 ve 06.08.2004 günlü bilirkişi raporları hüküm kurmak için yeterli olmadığı gibi mahallinde keşif yapılarak düzenlenen önceki tesbit bilirkişisi raporları ile 31.01.2003 günlü raporlarda belirtilen görüşler ile de çelişmektedir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümlenebilmesi için, davalı eski yöneticilerin 07.04.2000 günlü kat karşılığı inşaat sözleşmesini hangi sebeple feshettiklerinin, davalıların bu fesihte kusurlu olup olmadıklarının, davacı kooperatifin bu fesih ile zarara uğrayıp uğramadığının, uğramışsa miktarının ne olduğunun, fesih gününe kadar sözleşme konusu arsaya davacı kooperatif tarafından yapılan bir inşaat olup olmadığının, yapılmışsa hangi aşamada olduğunun tespiti gerekmektedir. Davalı kooperatife gelince, belirtilen biçimde yapılan araştırma sonucunda, sözleşme konusu arsa üzerine davacı kooperatif tarafından bir inşaat yapıldığı ve bu inşaatın bedeli tahsil edilmeden davalı kooperatife aktarıldığı anlaşılırsa, bu davalıdan da sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre talepte bulunulabileceği açıktır.
O durumda mahkemece, tarafların bu konudaki delilleri toplandıktan sonra, yukarda açıklanan biçimde bir araştırma yapılıp sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, eksik incelemeyle yazılı biçimde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı kooperatif yayarına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06.02.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy