(818 S. K. m. 83, 104)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Gaziantep Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 16.03.2005 tarih ve 2004/583-2005/126 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, yurtdışındaki yakınlarının ev alması için müvekkil adına gönderdikleri havalelerin davalı banka tarafından sahte kimlik ibraz eden başka bir kişiye ödendiğini, alacağın ancak bir kısmının icra takibi sonunda ve geç tahsil edilebildiğini, müvekkilinin parayı zamanında tahsil edemeyince emlakçı ve satıcıya 2.000.000.000.-TL cayma tazminatı ödemek zorunda kaldığını, banka yetkililerinin müvekkiline kötü davrandıklarını ileri sürerek, bakiye alacak, işlemiş faiz, eksik kalan paranın tamamlanabilmesi için alınan borç para ve bozdurulan bilezikler nedeniyle uğranılan zarar, icra masrafları ve vekalet ücreti için toplam 5.500.000.000.- TL maddi ve 4.500.000.000.-TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, havalelerin geldiğinin zamanında ihbar edilmesine rağmen davacının parayı almaya geç geldiğini, davacının haklı talep bölümünün icra dosyasına ödendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, kısa kararın gerekçeli karardan farklı olması nedeniyle Dairemizce bozulmuş, bozmaya uyulmuş, davacıya 14.05.2001 tarihinde gelen 19.000 DM havalenin, icra dosyasına, 14.06.2001 tarihinde yapılan ödemeye kadar döviz cinsinden faiz karşılığının 396 DM olduğu, toplam 19.396 DM alacağın o tarihte 10.428.259.400 TL alacağa ulaştığı, icraya yapılan harç ve diğer masrafların toplamı ile 11.032.439.400 TL olan toplam alacak miktarından, davalının icraya ödediği 9.238.920.000.- TL'nin mahsubu ile bakiye 1.793.519.400.-TL alacak kaldığı, icra başvuru tarihindeki tarifeye göre ¾ oranında hesaplanan 62.657.000.-TL vekalet ücreti de dahil olmak üzere 1.856.176.400.- TL davacının alacağı doğduğu gerekçesiyle, bu meblağın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline, manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre ve davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, takip dosyasına davalı bankanın eksik ödeme yaptığı iddiasına dayalı, bakiye alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Davacı, kendisine gönderilen ancak davalının başkasına ödediği 19.000 DM havalenin karşılığı olduğunu belirterek, 9.443.874.000.-TL'nin 1.600.000.000.-TL olan faiziyle birlikte, toplam 11.043.874.000.- TL'nin takip tarihi itibariyle %98 olan reeskont faiziyle birlikte tahsilini takip talebinde istemiş olup, BK.nun 83 üncü maddesindeki seçimlik haklarını kullanmamış, tercihini takip tarihi itibariyle TL üzerinden tahsil biçiminde kullanmıştır.
Bu durumda, davalının takip sırasında TL olarak yaptığı ödeme günündeki kurun karşılığı olan işlemiş faiz borcunun TL karşılığının mahkemece hesaplatılarak, ödenen TL miktarı düşülüp, bakiyesine hükmedilmesi doğru olmamıştır.
Mahkemece, davalının yaptığı ödeme tarihi itibariyle, TL üzerinden bakiye aslı ve işlemiş faiz borcu kalıp kalmadığı, diğer anlatımla davalının yaptığı ödemenin gerçek borcun karşılığı olup olmadığı, borcundan kurtulup kurtulmadığı üzerinde durulması sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, kur farkına hükmedilmesi, bozmayı gerektirmiştir.
Öte yandan, BK.nun 104/son madde hükmüne aykırı yazılı şekilde hüküm tesisi de kabul şekli bakımından da doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan denenle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenle, diğer temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden iadesine, 09.10.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy