(818 S. K. m. 41, 43, 50)
Taraflar arasında görülen davada Gebze 1.Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 31.12.2004 gün ve 2001/298-2004/691 sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtay'ca tetkiki davacı vekili ve davalılardan şirket vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşıldıktan dava konusu meblağ 10.000 YTL. nin altında bulunduğundan HUMK. nun 3156 sayılı Kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten, dava dosyası için Tetkik Hakimi Dilek Ç. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve bütün belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin, müvekkiline ilişkin diyaliz merkezini satın almak istediğini, teklifi reddedilince müvekkili aleyhinde bir karalama kampanyası başlattığını, müvekkili şirkette diyaliz hemşireleri olarak çalışan sair davalıların mevzuata aykırı olarak işten ayrılıp davalı şirkette çalışmaya başladığını, ayrıca hastaları arayıp müvekkili kötülemek suretiyle şirket itibarını sarsıp ücretsiz tedavi görecekleri vaadiyle hastaları davalı şirkete transfer ettiklerini ileri sürerek, davalıların eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespit ve men'ine, 5.000.000.000 TL maddi tazminatın davalı şirketten, 500'er milyon TL. manevi tazminatın sair davalılardan tahsiline ve hükmün ilanına karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekili, davacı iddialarının asılsız olduğunu, müvekkili hemşirelerin davacı şirketle aralarında çıkan uyuşmazlıklar sonucu işten ayrıldıklarını, zaten davacının da iş akitlerini feshettiğini, hastaların davacıya ilişkin diyaliz merkezinde yeterli eleman olmaması ve doğru düzgün tedavi uygulanmaması sebebiyle müvekkiline ilişkin merkeze geldiklerini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere ve benimsenen 2.8.2004 günlü bilirkişi raporuna göre, davalı şirket ve B. Karaman dışındaki davalıların birlikte hareket ederek davacıya ilişkin diyaliz merkezinde tedavi edilen hastaları davalı firmaya transfer ettikleri, bu sebeple haksız rekabetin koşullarının oluştuğu, davalı B.'nun davacı aleyhine herhangi bir eylemi bulunmadığından bu davalı hakkındaki davanın reddedilmesi gerektiği, davalı şirketin %70, gerçek kişi davalılardan N. Z. Velioğlu, L. Dayı ve S. Uzun'un her birinin %10 oranında kusurlu oldukları, davacının talep edebileceği ve şirketin kusur oranına tekabül eden maddi tazminatın 794.708.734 TL olduğu, tarafların ekonomik, sosyal durumları ve kusur oranları dikkate alınarak B. Karaman dışındaki davalılardan 30.000.000 TL manevi tazminat isteyebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili ile davalı şirket vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve kanuna aykırı bir yön bulunmamasına göre, karara esas alınan bilirkişi raporunda davacıya ilişkin diyaliz merkezinden davalıların haksız eylemleri sonucu davalıya ilişkin diyaliz merkezine giden hastalara verilen sağlık hizmeti karşılığı düzenlenen faturalar üzerinden hesaplama yapılmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının, davalılardan şirket vekilinin ise bütün temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Mahkemece dosyadaki deliller doğrultusunda B. Karaman dışındaki davalıların birlikte hareket ederek ve haksız eylemleri sonucunda davacıya ilişkin diyaliz merkezinde tedavi edilen hastaların davalıya ilişkin diyaliz merkezine transfer ettikleri kabul edilmiştir. Bu halde aslında davalıların müştereken ve müteselsilen sorumluluğuna karar vermek gerekirse de dava dilekçesiyle yalnızca davalı şirketten maddi tazminat, sair davalılardan da ayrı ayrı manevi tazminat talep edildiğinden bu talep şekli dikkate alındığında bilirkişi raporuyla belirlenen maddi tazminatın tamamının davalı şirketten tahsiline karar verilmesi gerekirken, davalılar için ayrı ayrı kusur oranları belirlenerek maddi tazminat miktarından davalı şirketin kusur oranına isabet eden miktar kadar indirim yapılması doğru görülmemiştir.
3- Hükme esas alınan bilirkişi raporunda diyaliz işi yapan kuruluşların gider türleri; sarf malzemeleri (%25), personel giderleri (%30), elektrik-su(%15), amortisman(%08) ve genel giderler (hasta nakli dahil-%10) (Yani toplam gelirin %88'i) olarak belirlenmiş olup, kar oranı %12 olarak tesbit edilmiştir. Davalıların haksız rekabeti sebebiyle davacının mahrum kaldığı kar miktarı toplam gelirin %12'si üzerinden 1.135.298.192 TL olarak belirlendiği durumda daha sonra bu meblağdan tekrar %30 personel gideri düşülmek suretiyle davalı şirketin 794.708.734 TL'den sorumlu olduğu belirtilmiş, mahkemece de bu hatalı hesaplama şekline itibar edilerek hüküm kurulmuştur. Kararın bu sebeple de davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Yukarıda 1 nolu bentte belirtilen sebeplerle davalılardan şirket vekilinin tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 nolu bentlerde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, aşağıda yazılı bakiye 30.73 YTL bakiye temyiz ilam harcının temyiz eden davalı RNC Renal Nefroloji Merkezi Ltd. Şti.'den alınmasına, 02.10.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy