(6762 S. K. m. 57)
Taraflar arasında görülen davada Van Asliye 2. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 29.03.2005 gün ve 2003/113-2005/127 sayılı kararın Yargıtay'ca tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Berkant Ş. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve bütün belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Van'da dava dışı Çaykur'un sözleşmeli tek yetkili bayii olduğunu, belirli miktarda satış yapmak, kişi çalıştırmak gibi bir çok sorumluluklarının bulunduğunu, davalının anılan şirketin bayii olmadığı durumda kendisini bayii olarak tanıttığını, iş yerinde tabelalara Çaykur ibaresini yazdığını, anılan şirketin bütün emtialarını toptan ve perakende sattığını, haksız rekabette bulunduğunu, zararının doğduğunu ileri sürerek, 20 milyar TL'nin faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının akdi ile yaptığı sözleşmenin hükümlerinin müvekkilini bağlamayacağını, Van dışından temin ettiği Çaykur markalı çay emtiası dahil bir çok markalı çay sattığını, müşteriye sattığı ürünü açıklamak için Çaykur ibaresini yazdığını, davacının tekel oluşturmak istediğini, müvekkilinin kendisinden mal almadığı ve bir kısım esnafla birlikte Rekabet Kurulu'na şikayet ettiği için dava açtığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma toplanan kanıtlar ve bütün dosya kapsamına göre, davalının usulsüz biçimde faturasız ve vergi ödemeden Çaykur ürünlerin sattığı iddiasının kanıtlanamadığı, davacının davalının defterlerine dayanmadığı, yemin deliline başvurmadığı, davalı hakkında yapılan şikayetler hakkında yetkili makamlarca işlem yapılmadığı, Çaykur ibaresinin ürün adını bildirmek için yazıldığı, bayii yazısının olmadığı, kanıtlanmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, haksız rekabete dayalı tazminat istemine ilişkindir. Davacının, dava dışı Çay-Kur'un bayii olarak faaliyet gösterdiği, yaptığı sözleşme ile kendisine tahsis edilen Van İl'inde anılan firmanın emtialarının pazarlanması işini üstlendiği, tek bayii olarak çalışacağının kararlaştırıldığı, davalının ise ÇayKur'a ilişkin emtiaları başka bayilerden veya kişilerden temin ederek Van İl'inde satışa sunduğu, işyerinde ÇayKur ibaresinin yazılı bulunduğu hususları taraflar arasında uyuşmazlık konusu değildir. Davacı vekili, davalının eyleminin haksız rekabet oluşturduğunu, müvekkilinin zararının doğduğunu iddia etmiştir. Davalı vekili ise davacının, Van İl'inde tek bayi olma gücünü kullanarak pahalı mal satmak istediğini, fatura kesmekten kaçındığını, bu sebeple başka firmaların da katılımı ile davacının Rekabet Kuruluna şikayet edildiğini savunmuştur. Çekişme, davalının bu eyleminin davacıya karşı haksız rekabet oluşturup oluşturmadığı noktasında toplanmaktadır. Haksız rekabet, aldatıcı hareket veya iyi niyet kurallarına aykırı diğer suretlerle ekonomik rekabetin her türlü kötüye kullanılmasıdır. Haksız rekabet halleri, TTK. nun 57 nci maddesinde 10 bent olarak sayılmış ise de açıklanan bu hallerle sınırlı değildir. Davalının, davacının bayilik hakkına sahip olduğunu bildiği satış bölgesi içinde başka bir bölgeden veya kişiden temin ederek getirdiği aynı ürünleri satışa sunması kural olarak haksız rekabet teşkil eder. Ancak, davalının bu eylemlerinin davacının kusurlu davranışlarından da kaynaklanmaması gerekir. O halde, mahkemece açıklanan hususlar çerçevesinde taraf kanıtlarının değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddine hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Yukarda açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02.10.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy