(6762 S. K. m. 1268, 1292, 1299)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kemer-Antalya Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 08.02.2005 gün ve 2004/357-2005/28 s. kararın Yargıtay'ca tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Deyiş Cesur tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve bütün belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalıya kasko sigortalı iş makinasının hareket halinde iken yağış sebebiyle yolun çökmesi sonucu hasara uğradığını, davalı şirketin selin teminat dışı olduğu gerekçesiyle hasarı tazmin etmemesi üzerine açtıkları kısmi davanın kabulüne karar verildiğini, bu davada fazlaya ait haklarını saklı tuttuklarını ileri sürerek, 20.754.390.000 TL'nin faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, meydana gelen hasarın teminat dışı olduğunu, hurda değerinin düşürülmeden hasarın hesaplandığını, savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve bütün dosya kapsamına göre, bozma ilamına uyulmasına karar verilerek davalı sigorta şirketinin hasara uğrayan aracın gerçek zararını tazmin yükümlülüğü bulunduğu, kısmi davada kabul edilen miktarın düşülmesi gerektiği kanaatine varılarak 20.754.390.000 TL. hasar bedelinin temerrüt gününden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan sigorta bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
TTK. nun 1268. maddesi gereğince sigorta sözleşmesinden doğan tüm alacaklar iki yılda zamanaşımına uğrar. Sigorta sözleşmesinden doğan alacaklara ait iki senelik zaman aşımı süresi, sigorta ettiren bakımından, rizikonun gerçekleştiğini sigortacıya bildirme borcunun doğduğu TTK. nun 1299 uncu madde yollaması ile aynı Kanun'un 1292 nci maddesi hükmünde belirtilen tarihten itibaren işlemeye başlar. Fazlaya ait hak saklı tutulmuş olsa dahi, saklı tutulan bu hak da asıl davanın tabi olduğu zaman aşımı süresine tabi olup, açılan ilk dava ile şimdilik istenmeyen sigorta bedeline ait işleyen zaman aşımı süresi kesintiye uğramayıp, devam etmektedir.
Somut olayda davalı sigorta şirketine kaza 03.01.2001 gününde ihbar edilmiştir. Davacı şirket 07.05.2001 gününde açtığı ilk dava iki senelik hakdüşürücü süre içerisinde fazlaya ait haklarını saklı tutarak 1.000.000.000-TL. sı talep etmiştir. Davanın kabulü ile sonuçlanan bu davadan sonra 27.07.2004 gününde 20.754.390.000-TL'si kaza sebebiyle meydana gelen hasarın tazminini istemiştir.
Bu halde mahkemece, anılan kanuni düzenlemeler gözetilmeksizin, zaman aşımı def'i hususunda bir karar verilmeden yazılı olduğu biçimde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarda 1 numaralı bentte açıklanan gerekçelerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, 2 numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05.10.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy