(Eşyaların Karayolundan Uluslar Arası Nakliyatı İçin Mukavele Sözleşmesi (CMR) m. 8, 9, 17, 34, 35, 37) (6762 S. K. m. 20)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kadıköy Asliye 3.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 04.02.2005 gün ve 2003/53-2005/105 s. kararın Yargıtay'ca tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve bütün belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin asıl davalının ara taşıyıcısı olduğunu, alıcının Bakü'de tesbit ettirdiği zararın müvekkilince ödendiğini, davalının müvekkiline ödeme yapmaması üzerine başlattıkları takibin, davalının haksız itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek, itirazın iptalini %40 icra-inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, davanın CMR Konvansiyonu'nun 37 nci maddesine dayalı rücu istemine ait olduğu, emtianın ambalajsız olarak yalnızca palet üzerinde olduğundan ve teçhizat ve palet birbiriyle desteklenmediğinden hasarın oluştuğu, CMR 17/4-b ve 17/4-c maddeleri uyarınca taşıyıcının sorumlu olmadığı, 8/1 inci maddedeki kontrol yükümlülüğünün, yükün sevk mektubundaki beyanlara uygunluğu ile ilgili olup, taşımada oluşacak hasar ile ilgili olmadığı, TTK. nun 20/2 nci maddesi uyarınca yüklemeyi ve ambalajı son taşıyıcının kontrol yükümlülüğünün bulunduğu, ara taşıyıcı olan davalıdan yüklemeye nezaretin beklenemeyeceği, aksi durumda davacının da böyle bir yükümlülüğünden söz etmenin gerekeceği sonucuna varılarak, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, asıl taşıyıcının, kendisinden hemen sonraki ara taşıyıcıya karşı, CMR Konvansiyonu'nun 37 nci maddesine dayalı rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Emtianın ambalajsız olarak yalnızca palet üzerinde olduğu durumda ve teçhizat ve palet birbiriyle desteklenmeden yükün davacı asıl taşıyıcı tarafından gönderenden teslim alındığı ve dava dışı dördüncü ve son olan taşıyıcı tarafından alıcıya bu durumda teslim edildiği çekişmesiz ve mahkemenin de kabulündedir. Davacı zararın tümünü ödeyerek rücu hakkını kazanarak, bu davayı açmıştır.
Dairemiz uygulamasına uygun olarak, gönderene ilişkin olan yüklemeyi ve ambalajı taşıyıcının ilke olarak, görünüş itibariyle kontrol yükümlülüğünün bulunduğunu, müterafik kusurlu olabileceğini mahkeme de kabul etmekte olup, ancak mahkemece, bu yükümlülüğün yalnızca son taşıyıcıda olduğu kabul edilmiş, davacıya ve ara taşıyıcı olan davalıya böyle bir yükümlülük yüklenemeyeceği sonucuna varılarak, dava reddedilmiştir.
Oysa, CMR Konvansiyonu'nun 34 üncü maddesi hükmüne göre, ikinci taşıyıcı ve onu takip eden taşıyıcılar, sevk mektubundaki koşullar altında sözleşmeye taraf olurlar. 35/1 inci fıkra hükmüne göre de, yükü bir önceki taşıyıcıdan kabul eden taşıyıcının gerekirse madde 8/2'de yazılı çekinceyi de sevk mektubuna ve tesellüm makbuzuna yazması gerekmektedir. 35/2 nci fıkra hükmüne göre ise, ortaklaşa taşıyıcılar arasındaki ilişkilere madde 9 hükümleri uygulanır. 8/2 nci fıkra hükmüne göre, yükün ve ambalajların görünürdeki durumu ile ilgili çekincenin sevk mektubuna taşıyıcının yazması gerekmekte, 8/1-b bendinde ise yükün ve bunların ambalajlarının görünürdeki durumunu taşıyıcının kontrol yükümlülüğünün bulunduğu öngörülmektedir. 9 uncu maddeye göre ise, sevk mektubunda çekince yok ise taşıyıcının yükün ve ambalajların görünüş itibariyle iyi halde olduğunu, sayılarının, işaret ve numaraların sevk mektubunda yazılı olanlara uyduğunu varsaydığı kabul edilir. Mahkemece, son taşıyıcı dışında taşıyıcıların Konvansiyonun 8/1-a bendindeki kontrol yükümü dışında bir yükümlülüğünün olmadığı sonucuna varılmıştır. Oysa, parça sayısı ve bunların üzerindeki işaret ve numaralar bakımından sevk mektubundaki beyanların doğruluğunu kontrol ile 8/1-a bendi gereğince yükümlü olan taşıyıcıların, 8/2 maddede dolayısıyla 8/1-b bendinde yer alan yükün ve bunların ambalajlarının görünürdeki durumunu kontrol yükümlülüğü de bulunmakta ve bu yükümlülüğün ortaklaşa taşımalarda bütün taşıyıcılara ilişkin olduğu 35/1 inci madde hükmünde açıkça öngörülmüştür.
Bu durumda, davacının ve ara taşıyıcı olan davalının da, müterafik kusurlu olduğunun kabulü ile, davacının bu müterafik kusur karşılığı yaptığı ödeme bölümünü davalıdan rücuan isteyebileceği gözetilerek, bunun miktarının tespiti ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, ilgili Konvansiyon hükümlerinin gözden kaçırılması sebebiyle ilke bakımından hukuki yanılgıya düşülerek, yazılı biçimde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09.10.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy