(6762 S. K. m. 179, 224, 450)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Nevşehir Asliye 2. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 26.05.2005 tarih ve 2005/43-90 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ramazan Özcan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalıların tasfiye memurları oldukları dava dışı Özbaşak Turizm A.Ş.'nin, müvekkiline telefon borcunu ödemediğini, tahsili için başlatılan takibe de itiraz edildiğini ve açılan davada da taraf teşkilinin sağlanamadığını ileri sürerek, şirketlerin terkin işleminin iptali ile ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılardan Ticaret sicili vekili, davanın reddini istemiştir.
Davalılardan Çetin ve İbrahim davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, davaya yanıt vermemişlerdir.
Mahkemece; dosya kapsamına ve toplanan kanıtlara göre, davacının isteminde hukuki yararının bulunmadığı ve isteme konu hukuki durumun esasen TTK.nun 179 ve 224. maddelerinde düzenlendiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacının alacaklısı ve davalıların tasfiye memurları oldukları dava dışı şirketin ihyası istemine ilişkindir.
TTK. nun 224. maddesinde, TTK.nun 450. maddesi hükmüne göre anonim şirketlerde de uygulanmak üzere, tasfiye memurlarının şahsi sorumluluklarını gerektirecek eylemlerine karşı yapılabilecek işlemler düzenlenmiştir. TTK. nun 179. maddesinde ise kolektif şirketlerde, şirketin borçları bakımından ortakların sorumlulukları düzenlenmiştir. Ancak, TTK. nun 450. maddesinde, anılan bu hüküm, anonim şirketlerde uygulanacak hükümler arasında sayılmamıştır. Öte yandan, İİK. nun 255. maddesinde, iflas kapandıktan sonra, ödenmediği ileri sürülen bir borcun tahsili için iflas idaresi memurlarına karşı dava açılabileceği öngörülmüştür.
Yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda, somut olaya dönüldüğünde; mahkemece, yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmiş ise de; borçlu şirketin anonim şirket olmasına, somut olayda iflas ile değil ortakların kararına dayalı bir tasfiyenin söz konusu olmasına ve şirketin tasfiye memurları olan davalıların TTK. nun 224. maddesi kapsamında bir şahsi sorumluluklarını gerektirir bir iddiaya dayanılmamış olmasına göre, davaya konu şirketin ihyasına karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçelere dayalı olarak, yazılı şekilde davanın reddine ilişkin hüküm kurulması doğru olmamış ve bu nedenlerle kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12.10.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy