(1163 S. K. m. 23)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İskenderun 3.Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 14.03.2005 gün ve 2003/545-2005/63 s. kararın Yargıtay'ca tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ata Durak tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve bütün belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalının 27.06.1992 ve 13.11.1993 günlü genel kurul kararlarına dayanarak müvekkili kooperatife ilişkin 50 no'lu villanın maliki olduğunu, ancak davalının da sair ortaklar gibi genel giderlerden ve arsa alımından payına düşen meblağdan sorumlu bulunduğunu ileri sürerek, (6.000.000.000) TL'nın temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı kooperatifin 13.11.1993 günlü genel kurul toplantısında, müvekkiline bitmiş bir villa verilmesinin kararlaştırıldığını, ancak tamamlanıp teslim edilmediğini, dolayısıyla müvekkilinin hiçbir gidere katılma borcunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, dava konusu villanın inşaatının bitimine kadar geçen sürede tahakkuk ettirilecek ortak giderlerin davacıdan istenmemesi gerektiği, zira anlaşmanın bitmiş bir villa üzerinden yapıldığı ve ancak villanın tesliminden sonra tahakkuk ettirilecek ortak giderlerin talep edilebileceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacı kooperatif ortağı olan davalıdan, payına düşen genel gider bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Davalı ise, davacı kooperatifte bulunan konutunun, 13.11.1993 günlü genel kurul kararı uyarınca kendisine bitmiş durumda teslim edilmesi gerektiğinden, genel giderlere katılma borcunun bulunmadığını savunmuştur.
Dairemizin uygulamasına göre, 1163 s. Kooperatifler Kanunu'nun 23. maddesi hükmü uyarınca, ortaklar hak ve yükümlülüklerde eşit konumda olduklarından, bu ilkenin dışına çıkılmak istendiği taktirde, bu hususun genel kurul gündemine alınarak, genel kurulun tartışmasına açıkça sunulması veya genel kurulun yapılan uygulamayı benimsemiş olması gerekmektedir.
Somut uyuşmazlıkta da, davalının arsa alımı için davacı kooperatife borç para verdiği, davacı kooperatifin de 1992 ve 1993 tarihlerinde yapılan genel kurul toplantılarında, alacağına karşılık olmak üzere davalıya bitmiş bir villa vermeyi kararlaştırdığı anlaşılmaktadır. Davalının ortaklığa alınmasındaki bu farklılık, ortaklığa alındıktan sonra davalıdan üyelik aidatı istenmesini mümkün kılmaz ise de, kooperatifin amacına ulaşıncaya kadar yapılan genel yönetim ve alt yapı giderlerinden ortağın sorumluluğuna engel değildir.
O durumda mahkemece, davalıdan genel yönetim ve alt yapı giderlerinin talep edilebileceği kabul edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, kararın davacı kooperatif yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09.10.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy