(6762 S. K. m. 1279) (818 S. K. m. 162)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kadıköy Asliye 3. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 18.02.2005 gün ve 2003/237-2005/135 s. kararın Yargıtay'ca tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Gürkan Gençkaya tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve bütün belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili tarafından nakliyat sigorta poliçesi düzenlenen emtianın davalı tarafından yapılan taşıması sırasında aracın yaptığı kazada emtianın hasarlandığını, hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini ileri sürerek, 28.308.902.000.TL.nın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, abonman taşıma sigorta sözleşmelerinde rizikonun gerçekleşmesi ve bunun sigortalı tarafından bilinmesinden sonra belirli bir taşıma için yapılan bildirimin sigortacıyı TTK. nun 1279. madde hükmü uyarınca sorumluluk altına sokmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, taşıma sırasında zarar gören emtianın bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Davacı sigorta şirketi davalı tarafından taşıması gerçekleştirilen emtianın nakliyat sigorta poliçesini düzenlemiş olup, meydana gelen kaza neticesinde oluşan zarar miktarını dava dışı gönderen-sigortalıya 21.01.2003 gününde ödeyerek gönderen sigortalının davalı taşıyıcıdan olan haklarını temlik almıştır.
Mahkemece, abonman sigorta poliçesinin tanziminden sonra ve rizikonun gerçekleşmesinden önce spesifik poliçenin düzenlenmemiş olduğu, rizikonun gerçekleşmesinden sonra sigortacıya yapılacak bildirimin sigorta şirketini sorumluluk altına sokmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, uyuşmazlık konusu olayda 21.01.2003 günlü ibra ve temlik belgesiyle davacı şirket, hasar ile ilgili olarak sigortalının üçüncü şahıslara karşı olan talep ve dava haklarını temlik almıştır. Başka bir anlatımla, dava dışı sigorta ettiren, kazayla ile ilgili olarak uğradığını iddia ettiği zarar sebebiyle davalıdan talep edebileceği alacağını BK.nun 162 ve devamı maddeleri uyarınca davacı şirkete temlik etmiştir. Bu durum karşısında davacının sigorta ilişkisi dışında alacağın temliki hükümlerine göre de talep hakkı bulunmaktadır. O halde, davacının temlik alan sıfatı ile sigortalı emtiada gerçekleşen gerçek zararı isteme hakkı olduğunun kabulüyle sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
2- Bunun yanında, kabul şekli itibariyle de, davaya konu sigorta poliçesi özel şartlarında elde olmayan sebeplerle yapılamayan bildirimlerle ilgili düzenleme ile 20.09.2002 günlü düzeltme ek belgesindeki sefer listesine ait düzenlemeler üzerinde durulup, bu düzenlemelerin olaya etkisinin bulunup bulunmayacağının değerlendirilmemesi de doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarda 1 ve 2 numaralı bentlerde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 09.10.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy