(1163 S. K. m. 16)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen davada İskenderun Asliye 3. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 09.02.2005 gün ve 2004/427-2005/17 s. kararın Yargıtay'ca tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ata Durak tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve bütün belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı kooperatif ortağı olan dava dışı Abdulaziz Kural'dan 22.04.2003 gününde ortaklık hakkını devraldıklarını, davalı kooperatife bu devrin tescili için yaptıkları müracaatların, kooperatife bağış yapmak zorunda oldukları bildirilerek reddedildiğini, bu hususta keşide edilen ihtarnamenin de sonuçsuz kaldığını ileri sürerek, müvekkillerinin davalı kooperatife ortaklıklarının tescilini talep ve dava etmiştir.
Davalı temsilcileri, müvekkili kooperatif yönetim kurulunun 03.04.2004 günlü kararı ile davacıların üyeliklerinin kabul edildiğini, dolayısıyla davanın konusunun kalmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, davacıların tescil talebine rağmen davalı kooperatifçe noterden belge getirilmesi halinde tescilin yapılabileceğine ait 03.04.2004 günlü yönetim kurulu kararını aldığı, ayrıca bu kararın aksine davacıların birlikte ortak olarak kaydedildiği, davalı kooperatifin kötüniyetli olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, kooperatif ortaklığının tescili istemine ilişkindir.
Davalı kooperatifçe, 03.04.2004 günlü yönetim kurulu kararı ile, davacılardan her hangi birisinin diğerine noterden muvafakat vererek noter tasdikli belge getirmesi halinde, bu kişinin üyeliğe alınmasına karar verildiği halde, sonradan ibraz edilen üye listesinde her iki davacının da üye olarak gösterildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece her ne kadar bu durumun davalı kooperatifin kötüniyetini gösterdiği gerekçesiyle yazılı biçimde karar verilmişse de yapılan inceleme hüküm kurmak için yeterli değildir. Zira, yalnızca davalı kooperatifçe sunulan üye listesinin incelenmesiyle yetinilmiş, davalı kooperatif kayıt ve belgeleri incelenerek, özellikle davacıların anılan yönetim kurulu kararına dayanılarak her ikisinin de üye kaydedilip kaydedilmediği ve dava gününden önce mi sonra mı üye kaydedildikleri araştırılmamıştır. Bu durum karşısında mahkemece, davalı kooperatif kayıt ve defterleri üzerinde inceleme yapılarak davacıların her ikisinin de üye kaydedilip kaydedilmediğinin ve hangi tarihte üye kaydedildiklerinin belirlenmesi ve sonucuna göre davacıların bu davayı açmakta hukuki yararının bulunup bulunmadığı veya davanın konusuz kalıp kalmadığı hakkında bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı biçimde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelemesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarda 1 no'lu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, kararın davalı kooperatif yararına BOZULMASINA, 2 no'lu bentte açıklanan nedenle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09.10.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy