(6762 S. K. m. 1281, 1282, 1292)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 8. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 25.01.2005 gün ve 2002/1697-2005/4 s. kararın Yargıtay'ca tetkiki davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Muktedir Lale tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve bütün belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkillerinden Alternatif Finansal Kiralama A.Ş.ne ait, sair müvekkilinin finansal kiracısı olduğu iş makinesinin müvekkillerince davalı sigorta şirketine sigorta ettirildiğini, hafriyat çalışması sırasında dava dışı Selahattin Gürz'ün sevk ve idaresinde iken şev kayması sebebi ile hasarlandığını, iş makinesinin onarımı için gereken 15 günlük sürede kar kaybının olduğunu ileri sürerek, 20.720-EURO hasar, 3.000.000.000-TL. kazanç kaybının temerrüt faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, hasarın poliçe teminatı kapsamı dışında kaldığını, zira iş makinesini gerçekte operatör ehliyeti olmayan Cuma Ali Fıratoğlu isimli şahsın kullandığını, bu şahsın yaralanarak hastahaneye kaldırıldığını, davacı sigortalının doğru beyanda bulunma yükümlülüğünü yerine getirmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar doğrultunda, iş makinesinin operatör ehliyeti olmayan Cuma tarafından kullanıldığı sırada kazanın meydana geldiği, hasarın bu sebeple teminat kapsamına girmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, finansal kiralanan makine ve ekipman sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ait olup, davalı şirkete sigortalı araçtaki hasarın (rizikonun) poliçe yürürlük süresi içinde meydana geldiği uyuşmazlık konusu olmayıp, davalı sigorta şirketi, sigortalı iş makinasının sürücüsünün operatör belgesi olmayan Cuma Ali Fıratoğlu olduğunu savunarak, hasar bedelini ödemekten kaçınmıştır.
Uyuşmazlık, sigortalı araç sürücüsünün gerçekte operatör belgesi olan Selahattin mi, yoksa operatör belgesi olmayan Cuma'nın mı olduğu noktasında toplanmaktadır.
Kural olarak, TTK. 1282 nci maddesi uyarınca sigortacı, geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı Yasa'nın 1281 inci maddesi hükmüne göre kural olarak, rizikonun teminat dışında kaldığına ait savunmanın, sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Sigortalı TTK. 1292/3. maddesi uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı biçimde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan rizikonun teminat içerisinde imiş gibi ihbar ederse, ispat külfeti yer değiştirip oluşan rizikonun teminat içerisinde kaldığının ispat külfeti sigortalıya geçer.
Somut olaya gelince, davacı vekili davalı sigorta şirketine sigortalı iş makinesinin hafriyat çalışması sırasında dava dışı Selahattin Gürz'ün sevk ve idaresinde iken hasarlandığını ileri sürmüş, davalı vekili, iş makinesini gerçekte operatör ehliyeti olmayan Cuma Ali Fıratoğlu isimli şahsın kullandığını, davacı sigortalının doğru beyanda bulunma yükümlülüğünü yerine getirmediğini savunmuş, mahkemece, itibar edilme nedenleri yeterince ve denetime elverişli bir biçimde tartışılmadan Bodrum Devlet Hastanesi kayıtları ve eksper raporuna üstünlük tanınarak, iş makinesini operatör ehliyeti olmayan Cuma tarafından kullanıldığı sırada kazanın meydana geldiği, hasarın bu sebeple teminat kapsamına girmediği sonucuna varılmış ve kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, mahkemece, yukarda yapılan açıklamalar çerçevesinde, ispat külfetinin davacıya geçip geçmediğinin değerlendirilmesi, ispat külfetinin yer değiştirdiğinin kabulü halinde, davacının varsa başka delilleri üzerinde durulması, hatta olayın oluş şekli ve sigortalı iş makinesinin bom ve kabin kısmı hasarlanmış olması da gözetilip, Cuma'nın yaralanma biçimi de irdelenerek, olay sonrasında kabinde bulunan sürücünün ne biçimde yaralanabileceği konusunda gerektiğinde denetime elverişli rapor alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, varlığı kanıtlanan rizikonun teminat içerisinde kalıp kalmadığına ait ispat yükünün yalnızca ve mutlak olarak davacı üzerinde olduğunun kabulüne ve sonuçta yanlış ilkeye ve eksik incelemeye dayalı yazılı biçimde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davacılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09.10.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy