(818 S. K. m. 170)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Adana Asliye 1. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 08.04.2005 tarih ve 2003/564-2005/188 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 23.01.2007 gününde davacı avukatı Turan Ö. ile davalı avukatı Necdet Emin K. gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ayşe A. tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalıya ait ürünleri Adana, Mersin ve yakın bölgelerde pazarlayan distribütör olduğunu, sözleşmenin 04.02.1999 tarihinde karşılıklı olarak feshedildiğini, sözleşmenin devamı sırasında imzalanan 3 ayrı ariyet sözleşmesi gereğince müvekkiline teslim edilen ve 31.01.1999 tarihinde bedelsiz olarak bırakılması gereken dağıtım araçlarının müvekkiline verilmediğini ileri sürerek, araçların teslim ve trafik kaydına tescilini, mümkün olmadığı takdirde bedellerine karşılık olmak üzere şimdilik 15.000.000.000.-TL. nın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, ariyet olarak 2 aracın verildiğini ve sözleşmenin feshi üzerine yapılan hesaplamada davacının borçlarına karşılık hizmet faturasını kestiğini ve araçların geri alındığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece dava reddine dair verilen karar, Dairemiz'in 17.12.2002 tarihli kararında yazılı gerekçeyle davacı yararına bozulmuştur.
Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda alınan bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, iki adet fatura arkasındaki ariyet verilen araçlar için düzenlendiğine dair ibarenin davalı tarafından yazıldığı, bu yazıların davacıya ait olmadığı, bu iki adet faturanın davacı şirketin davalı şirkete ait malların pazarlanması için verdiği hizmet bedeli karşılığı düzenlediği, buna ilişkin taraflar arasında 28.02.1999 tarihi itibariyle hiçbir alacak ve borcun kalmadığının anlaşıldığı, faturaların bedelsiz olarak davalı tarafından davacıya verilmesi gereken 2 adet minibüs için düzenlenmediği ispat yükü kendisinde olan davalının bunun aksine bir delil göstermediği ve davalı tarafından teklif edilen yeminin davacı tarafından eda edildiği, eda edilen yemin kapsamında davacı şirketin davalı şirkete kestiği 26.02.1999 tarihli toplam 12.000.000.000 TL.lık iki adet faturanın dava konusu araçların devri fiilen gerçekleştirilmeden davacı şirketin davalı şirkete olan cari hesap borcu karşılığında hesaplara dahil edilerek bu miktar borcun davacıya devri öngörülen minibüslerin değeri karşılığında sıfırlandığı ve buna göre davacıya devri öngörülen iki adet minibüsün davacıya teslimi gerektiği, ancak teslim edilecek minibüs bulunmadığından, iki adet aracın değeri olan 9.600.000.000 TL.nın davacıya ödenmesi gerektiği sonucuna varılarak, 9.600.000.000 TL.nın dava tarihinden itibaren reeskont oranında faiziyle birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, taraflar arasındaki ariyet sözleşmesi gereğince, iki adet aracın mülkiyetinin davacı tarafa devredilmemesi nedeniyle, araç bedellerinin tahsili istemine yöneliktir.
Davalı vekili, taraflar arasındaki distribütörlük sözleşmesi gereğince davacının davalı tarafa olan borcunun hesaplanması sonrasında, dava konusu iki adet aracın davacı borcuna sayıldığını, bu şekilde mahsuplaşma yapıldığını savunmuştur.
Dairemizin 17.12.2002 tarihli bozma kararı gereğince ispat yükü kendisinde olan davalı vekili, dava konusu araçların, davacı şirketin davalı şirkete olan borcuna mahsup edildiği konusunda yazılı delil sunmamış, ancak davacı tarafa yemin teklif etmiştir. Davacı şirket temsilcisi Süleyman Yıldırım 08.04.2005 tarihli oturuma gelerek, "Yıldırımlar Gıda Dağıtım Tic AŞ.nin Colgate Palmolive Şirketine kestiği 26.02.1999 tarihli toplam 12.000.000.000 TL.'lik iki adet fatura ile dava konusu araçların devri fiilen gerçekleştirilmeden Yıldırımlar Gıda Dağıtım Tic.AŞ.nin Colgate Palmolive Temizlik Ür. San ve Tic AŞ.ye olan cari hesap borcu 12.000.000.000 TL karşılığında hesaplara dahil edilmiş ve bu miktar borcumuz mülkiyeti üzerimize geçecek minibüslerin değeri karşılığında sıfırlandığı, yapılan işlemlerin bu şekilde olduğuna Allahım ve Namusum üzerine yemin ederim. diyerek yemin etmiş ve yemininde ısrar ederek, zaptı imzalamıştır.
Davacı şirket temsilcisinin eda ettiği yemin metni içeriği dikkate alındığında, davacı şirket tarafından davalı şirkete hitaben düzenlenen 26.02.1999 tarihli, toplam 12.000.000.000 TL bedelli iki adet hizmet bedeli faturasının, taraflar arasındaki cari hesap ilişkisinden kaynaklanan davacı tarafın davalı şirkete olan borcunun tasfiyesine yönelik olarak düzenlendiği; davacı şirketin, davalı şirkete olan borcu nedeniyle, ariyet sözleşmesine konu olan 2 adet aracın bedelinin de hesaplamaya dahil edilerek, davacının davalı şirkete olan borcundan, davacı şirkete verilecek iki adet aracın bedelinin mahsup edildiği ve davacının iki adet araç nedeniyle davalıdan bir hak talep edemeyeceği gözetilerek, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, davalı vekili tarafından teklif edilen yeminin davacı şirket temsilcisi tarafından eda edildiği gerekçesiyle, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA; takdir edilen 500.00 vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23.01.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy