(818 S. K. m. 66) (1086 S. K. m. 185, 388)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Menemen Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 12.04.2005 tarih ve 2002/142-2005/247 sayılı kararın Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 30.01.2007 gününde davacı avukatı Çağdaş A. ile davalı avukatı Vural S. gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ali O. tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, müvekkillerinden Şükrü'nün davalı şirket ortağı iken ortaklar arasındaki uyuşmazlıklar nedeniyle şirketten ayrıldığını ve pay devri koşullarını belirlemek amacıyla davalılar ile 24.10.2000 tarihli protokolün imzalandığını, protokolün 4. maddesi gereğince 30.12.2000-21.10.2000 tarihleri arasında davalı şirketin yaptığı işlere karşılık 51 milyar TL tutarındaki işin 31.12.2000 tarihine kadar davacı firmaya verilmesi, 6. maddesi gereğince davalı şirkette kalan araç içi izolasyon kalıplarının ortak kullanımı konusundaki taahhütlerine davalıların uymadığı gibi, müvekkiline bırakılan kalıplarında el konulduğunu, protokolün 4. maddesi gereğince verilmeyen işlerden dolayı elde edilecek kardan mahrum kaldıklarını, 6. maddesi gereğince davalılarca el konulan kalıpların yeniden ikamesi için masraf yaptıklarını, ortak kullanıma sunulmayan kalıpların yeniden imali ve ikamesi giderlerinden kaynaklanan zararları olduğunu, aynı kalıpların kullandırılmaması nedeniyle kar mahrumiyetine uğradıklarını, protokolün 2. maddesi gereğince de müvekkilinin ortaklığı dönemindeki faaliyetlerden doğan kurumlar vergisi taksitlerinin ½'sinin teminatı olmak üzere davalılara verilen toplam 4.500.000.000 TL'lik 3 adet çeke karşılık daha az vergi tahakkuk etmiş olması nedeniyle davalılar elinde kalan iki çekten dolayı borçlarının olmadığını ileri sürerek, fazlası saklı kalmak kaydıyla 62 milyar TL zararlarının tazmini ve davalılar elindeki çeklerden dolayı borçlu olmadıklarının tespitini istemiştir.
Davalılar vekili, protokol tarihinde henüz kurulmamış olan davacı şirketin aktif dava ehliyeti bulunmadığını, davacıya verilen siparişlerin kalitesiz olması nedeniyle müvekkilinin yeni iş alamadığını ve alınmayan işin davacıya devrinin de mümkün olmadığını, ortak kullanıma tahsisli kalıpların davacı tarafa kullandırılmadığı iddiasının doğru olmadığını, kaldı ki bu kalıpların kullanılması amacıyla davacıların herhangi bir sipariş almadıklarını savunarak, asıl davanın reddini, birleşen davada ise protokolün 5. maddesi gereğince davacıya verilen mal bedelinin ödenmediği gibi, malların da iade edilmediğini ileri sürerek, şimdilik 4.336.000.000 TL'nın davacılardan tahsilini istemiştir.
Birleşen davanın davalıları vekili, BK. 66 ncı maddesi gereğince talebin zamanaşımına uğradığını, Erdoğan ve Polkar Ltd. Şti.'nin aktif dava ehliyeti bulunmadığını, dava konusu edilen malzemelerin fazlasıyla davacılara iade edildiğini savunarak, birleşen davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar, tanık anlatımları ve bilirkişi raporlarına göre, davacı Şükrü'nün vergiden dolayı payına düşen borcun, davalılara verilen çek tutarından fazla olduğu, davacıların diğer tazminat taleplerinin yerinde ve birleşen davanın kanıtlanamadığı gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davalılar vekili temyiz etmiştir.
1- Asıl davada davacı Şükrü ile davalılar Atilla ve Erdoğan arasında imzalanmış olan davalı Polkar Ltd. Şti.ndeki Şükrü hisselerinin devredilmesi ilgili protokol hükümlerine dayalı olarak protokolün 4. maddesi gereğince davacılara verilmesi gerekip de verilmeyen işlerden dolayı uğranılan kar mahrumiyetinin, 6. madde gereğince davacılara bırakılan ancak haksız şekilde el konulduğu ileri sürülen araç içi izolasyon kalıplarının yeniden ikamesi masraflarının, 6. madde gereğince davalılara bırakılan ancak davacıların da kullanımına hazır tutulması gereken ancak kullandırılmayan kalıplara bağlı olarak oluşan zararın, 8. madde gereğince de tarafların müşterek kullanımına bırakılması gereken iklimlendirme kalıplarının verilmemesi nedeniyle oluşan zarar ile birlikte kar mahrumiyetinden oluşan toplam 62.500 YTL'nın tahsili ve fazla hakkın saklı tutulması istenmiş, birleşen davada ise, karşı taraf, protokolün 5. maddesi gereğince teslim edilen mal bedellerinin tahsilini istemiş, mahkemece yukarıda özet olarak açıklandığı gibi bilirkişi raporuna atıf yapılarak salt protokol konusu kalıpların sürüm değeri esas alınarak asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı HUMK. nun 388. maddesinde öngörülen bir gerekçeden yoksun olup, tarafların istemleri ile kabul ve red nedenlerinin her bir tazminat kalemi için ayrı ayrı neler olduğu belirtilmemiştir. O halde, her iki dava açısından mahkeme kararının bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Kabul şekline göre de, davacılar vekili çeklerden dolayı borçlu olmadıklarının tespiti istemlerinin çek bedellerinin ödenmiş olması nedeniyle konusuz kaldığını ve ayrıca istirdat davası açma haklarının saklı tutulduğunu 08.03.2005 tarihli dilekçesi ile beyan etmiş olduğu halde atiye terk niteliğindeki bu talebe rağmen davanın tümüyle kabulüne karar verilmiş olması da doğru görülmemiştir.
3- Yine kabul şekli bakımından, davalı/birleşen davacılar vekilinin aktif ve pasif husumete yönelik itirazları konusunda herhangi bir değerlendirme yapılmamış olması da doğru görülmediğinden kararın bu nedenle dahi bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1, 2 ve 3 numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle kararın davalılar yararına BOZULMASINA, takdir edilen 500.00.-YTL duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01.02.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy