(2004 S. K. m. 67) (1086 S. K. m. 75, 179)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 7. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 28.04.2005 gün ve 2002/764-2005/229 s. kararın Yargıtay'ca tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Muktedir Lale tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve bütün belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı şirketlerden aldığı akaryakıt taşıma işini davalı ile yürüttüğünü, müvekkili adına dava dışı şirketlerden alınan fuel oil-6'nın müvekkiline teslim edilmediğini, teslim edilmeyen fuel-oil-6'nın bedellerinin akaryakıt dağıtım şirketleri tarafından müvekkiline fatura edildiğini ve bu fatura bedellerinin ödenmek zorunda kalındığını, ihtarnameden de bir sonuç alınamadığını, başlatılan icra takibinin itiraz üzerine durduğunu ileri sürerek, şimdilik 43.556.768964 kg. fuel-oil-6'nın aynen iadesine, bu mümkün olmazsa fiili ödeme günündeki değerine %18 KDV'nin ilavesi ile ödenmesine ve %40 icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilince dava dışı şirketlerden alınan fuel oil 6'ların davacı şirkete teslim edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davacı ve dağıtım şirketlerinin kayıtlarının birbirini doğrulması, davaya konu edilen fuel-oil'in stok kayıtlarına işlenmesi sebebi ile davalının edimini yerine getirdiğinin kanıtlandığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekilleri temyiz etmiştir.
1- Davacı vekili, dava dilekçesinde, icra takibine yapılan itirazının iptal edilmesine karar verilmesini istediği gibi, 43.556.768964 kg. fuel-oil-6'nın aynen iadesini, bu mümkün olmazsa fiili ödeme günündeki değerine %18 KDV'nin ilavesi ile ödenmesini ve %40 icra inkar tazminatının tahsilini, başka bir deyişle itiraz edilen alacağın tahsilini de talep etmiştir.
Dairemizin kökleşmiş içtihatlarına göre, icra takibine vaki itirazın iptali davası ile bir alacağın tahsili amacı ile açılan alacak (tahsil) davası nitelikleri ve sonuçları itibarı ile farklı dava türleridir. Zira, ilk dava türü tamamen icra takibine dayalı olarak, takip edilen alacağın İİK. nun 67 nci maddesi hükmü çerçevesinde ve takip talebine bağlı olarak sonuçlandırılması ve buna bağlı olarak icra inkar veya kötüniyet tazminatı ile tarafların sorumlu tutulabilmeleri sonucu doğururken, tahsil davası yalnızca alacaklının genel hükümlere göre alacağın bir ilama bağlatarak ve o ilam çerçevesinde alacağına kavuşma imkanını sağlayan bir dava türüdür.
Somut olayda, mahkemece dava, kararda tahsil davası olarak nitelendirildiği halde, davacı vekilince temyiz dilekçesinde davanın itirazın iptali davası olduğu belirtilmiştir.
Bu durum karşısında, mahkemece, HUMK. nun 179/3 ve 75/2 nci maddeleri uyarınca, ilk önce davacı tarafa dava dilekçesinin istek sonucu açıklattırılıp, tercihine göre davaya devam edilip, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu biçimde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, davacı vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarda 1 numaralı bentte açıklanan nedenle, kararın BOZULMASINA, 2 numaralı bentte açıklanan nedenle, davacı vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09.10.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy