(2004 S. K. m. 72)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 7. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 31.03.2005 gün ve 2004/294-2005/167 s. kararın Yargıtay'ca tetkiki taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Gürkan Gençkaya tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve bütün belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı kooperatif ile dava dışı arsa sahipleri arasında yapılan inşaat sözleşmesi ile bir kısım dairelerin arsa sahiplerine verildiğini, müvekkillerinin satış vaadi sözleşmesi ile arsa sahiplerine düşen daireleri satın almış olduklarını, davalı kooperatifin müvekkillerini genel kurul toplantısına çağırıp, aidat vermeleri konusunda baskı yaptıklarını, müvekkillerinin üyelik devri almadıklarını ileri sürerek, müvekkillerinin arsa sahibinin hak ve borçlarına sahip olmaları sebebiyle kooperatif üyesi olmadığından kooperatif üyesi gibi aidat ödemekle yükümlü olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıların kooperatif ortaklarından hisse devralmak suretiyle üye olduklarını, genel kurula katıldıklarını, sorumluluklarını yerine getirmeleri gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davacıların dava dışı arsa sahipleri ile kooperatif hisse devir sözleşmesi yaparak kooperatife müracaat ettikleri ancak arsa sahiplerinin kooperatif ortağı olmaması nedeniyle olmayan hakkın devrinin söz konusu olamayacağı, davacıların bu aşamada menfi tespit istemi ile dava açılmasında hukuki yararları bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve kanuna aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, davacıların davalı kooperatif üyesi olmadıklarının ve aidatlardan sorumluluklarının bulunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Davalı kooperatif ile dava dışı arsa sahipleri arasında inşaat sözleşmesinin bulunduğu ve davacıların anılan sözleşme uyarınca dava dışı arsa sahiplerinin payına düşen daireleri satın almış oldukları hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Mahkemece de isabetli olarak belirlendiği üzere, dava dışı arsa sahiplerinin davalı kooperatif üyesi olmamaları sebebiyle sahip olmadıkları hisseleri davacılara devretmeleri söz konusu olmayacağından noterde üyelik hakkı devir sözleşmesi adı altında yapılan daire satımının davacılara kooperatif üyesi statüsü vermeyeceği şüphesiz olup, davacıların bir genel kurula katılmış olmaları da sonucu değiştirmeyecektir.
Ancak, mahkemece davacıların böyle bir davada bu aşamada hukuki yararlarının bulunmadığı kabul edilmiş ise de, gerek davacılara davadan önce kooperatif tarafından gönderilen 06.04.2004 günlü aidat ödeme istemleri ve gerekse davacılarla aynı statüde olan kişilere gönderilen icra takibine dayalı ödeme emirlerinin varlığı karşısında davalı kooperatifin muaraza çıkarmış olduğu ve bu sebeple davacıların da bu davayı açmakta hukuki yararlarının bulunduğu anlaşılmaktadır. O durumda mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarda 1 numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan sebeplerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, aşağıda yazılı bakiye 1.00 YTL. temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 09.10.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy