(818 S. K. m. 21)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 6. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 20.05.2003 gün ve 2001/583-2003/584 s. kararın Yargıtay'ca tetkiki davalı ve karşı davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Gürkan Gençkaya tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve bütün belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın Güneşli Şubesi'nde günlük vadeli mevduat hesabı olduğunu, bu mevduatın banka nezdinde değerlendirildiğini, BDDK tarafından bankanın TMSF'ye devredilmesinden sonra faiz oranlarının tek taraflı ve geriye dönük olarak revize edildiğini, müvekkilinin hiçbir yazılı talimatı olmaksızın hesabından davalı tarafından 558.852.964.696.TL.nın kesildiğini ileri sürerek, davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı-karşı davacı vekili, 19.02.2001 gününde başlayan ekonomik krizde bankanın müzayakaya düştüğünü, bu dönemde mudilerinin baskısı ile fahiş faiz verildiğini, İMKB ortalamasının üzerindeki faizin geriye alınmış olduğunu, davacının bankanın müzayaka halinden yararlanmış olduğunu savunarak davanın reddini istemiş, karşı dava ile de, borçlu olmadıklarının tespitini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve bütün dosya kapsamından asıl davanın kabulüne karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı-karşı davacı banka vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı Banka tarafından ödenmeyen mevduat faizi alacağının tahsili, karşı dava ise, davacıya tahakkuk ettirilerek hesabına geçiren O/N (Over Night) faiz alacağının aşırı bölümünün gabin, ahlaka ve hukuka aykırılık nedenleriyle taraflar arasında yapılan sözleşmenin batıl olduğu iddiası ile davalı-karşı davacı Bankanın asıl davada istenilen miktarda borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Davalı-karşı davacı Banka vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde, açıkça ekonomik kriz sebebiyle Bankanın müzayaka halinde bulunduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin gabin, ahlaka ve hukuka aykırı olması sebebiyle geçersiz olduğunu ileri sürülmüştür. Ancak, mahkemenin hükme esas aldığı bilirkişi raporunda, müzayaka halinin bulunup bulunmadığı bakımından banka kayıtları üzerinde yeterli bir inceleme yapılmadığı gibi, mahkemece de bu konuda gerekçeli kararda yeterli bir değerlendirme yapılmamıştır. Yukarda da belirtildiği gibi, karşı dava dilekçesinde davalı-karşı davacı Bankanın müzayaka halinde bulunduğu açıkça ileri sürüldüğü gibi, davacı tarafa sözleşmede ön görülen faiz miktarının aşırı görülen kısmının ödenmemesi, davalı-karşı davacı Bankanın dönme iradesini gösterir.
Bu sebeple BK.nun 21. maddesi hükmü uyarınca mahkemece, tahakkuk ettirilen (Over Night) faiz oranlarının öncelikle uyuşmazlık konusu dönemlerde daha sonra Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na devredilen bankalar dışındaki banka ve aracı kurumların bildirdiği repo, ters repo ve O/N faizlerinin İstanbul Menkul Kıymetler Borsası'nda araştırılarak aşırı olup olmadığı, sair bir deyişle, sözleşmede edimler arasında açık bir dengesizlik (objektif unsur) olup olmadığı, şayet bir nispetsizlik var ise, bunun bankanın o tarihlerde içinde bulunduğu koşullara göre, müzayakadan kaynaklanıp kaynaklanmadığı hususunda (subjektif unsur), banka kayıtları üzerinde ekonomist, bankacı ve borçlar hukuku sahalarında uzman öğretim üyelerinden oluşacak yeni bir bilirkişi kuruluna inceleme yaptırılarak sonucuna göre karar verilmek gerekirken, yazılı olduğu biçimde karar verilmesi yerinde bulunmadığından, davalı-karşı davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulmasına, karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan sebeplerle davalı-karşı davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09.10.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy