(2004 S. K. m. 72) (1086 S. K. m. 75, 179)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Sarıgöl Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 03.03.2005 tarih ve 2004/112-2005/54 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Muktedir Lale tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatiften aldığı 142.000.000.-TL. tutarındaki krediyi zamanında ödeyemediğini, yapılan toplam 2.100.000.000-TL. ödemeye rağmen davalı tarafından 3.010.000.000-TL. daha borcun bulunduğunun bildirildiğini, oysa hesaplamanın yanlış yapıldığını, ayrıca davacının eşinden teminat olarak açık senet alındığını ileri sürerek, borç miktarının tespitini, borç yoksa borçsuzluğa, fazla ödeme varsa istirdadına karar verilmesini ve açık senedin iadesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultunda, davanın kabulü ile davacının 142.000.000-TL. krediden dolayı borcunun kalmadığının tespitine, fazla ödenen toplam 1.146.149.131-TL. nın davalıdan tahsiline, açık senedin iadesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, ortağın kooperatif aleyhine açtığı menfi tespit ve istirdat istemlerine ilişkindir.
Somut olayda, davacı vekilince, yazılı şekilde borç miktarının tespitini, yoksa borçsuzluğa, fazla ödeme varsa istirdadına karar verilmesini talep edilmiş olmasına rağmen, mahkemece, davacı tarafa HUMK. nun 179/3 ve 75/2 nci maddeleri uyarınca dava dilekçesi açıklattırılıp, menfi tespit ve istirdat davası miktarı tam olarak belirlenmeden doğrudan işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
Öte yandan, davalı kooperatifin tüm kayıtları üzerine inceleme yaptırılıp, kredi sözleşmesinin koşulları dahi belli edilmeden, taraflar arasındaki kredi sözleşmesinde devre sonlarında hesaplanan faizin borca eklenerek müteakip devrede faize tabi tutulup tutulmayacağı, vade tarihinden tahsil tarihine kadar geçecek müddet için de ayrıca faiz kapitalize edilip edilmeyeceği hususları açıklığa kavuşturulmadan, mahkemece, davalı kooperatifin yalnızca karar defteri üzerinde inceleme yapıp dayanağı dahi gösterilmeden 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkındaki Kanun çerçevesinde faiz hesaplaması yapan yetersiz bilirkişi raporunun benimsenip hükme dayanak yapılması da kabul şekil bakımından doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09.10.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy