(6762 S. K. m. 4, 1301)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesi'nce verilen 17.06.2005 tarih ve 2005/285-2005/159 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ramazan Özcan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline nakliyat sigortası ile sigortalı olan emtianın, B.'dan İstanbul'a getirildiği sırada konteynır'a sızan su nedeniyle hasarlandığını, davalı taşıyıcının hasardan sorumlu olduğunu, hasar bedeli olan 59.217,15 USD.nın müvekkilince ödendiğini ileri sürerek, anılan meblağın temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar doğrultusunda, dava konusu uyuşmazlıkla ilgili düzenlemelerin TTK. nun 1361. maddesi kapsamında sigorta rücu davası olduğu ve dördüncü kitapta düzenlenmediği gerekçesiyle, mahkemenin görevsizliğine ve daha önce görevsizlik kararı veren Kadıköy Asliye 2. Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, karar temyiz edilmeden kesinleştiği takdirde de Yargıtay 20. Hukuk Dairesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı tarafa ait geminin, davacı sigortanın dava dışı sigortalısına ait olan otomobil parçalarının taşıma sırasında uğradığı hasarın rücuen tahsili istemine ilişkindir.
TTK. nun 4. kitabında deniz ticareti ve 5. kitabında sigorta hukuku düzenlenmiş olup, kanunun bu sistematiği içinde, deniz sigortaları 5. kitabın 4. faslında düzenlenmiştir.
Öte yandan, deniz sigortası sözleşmesi kapsamında açılacak rücuen tazminat davası da sigorta hukukunun halefiyete ilişkin genel hükmü olan TTK. nun 1301. maddesine dayalı olarak açılsa bile; bu davanın hukuki nitelendirilmesi ve buna göre ihtisas mahkemesinin görevine girip girmediği hususu, esasen sigorta ilişkisine göre değil, halef ile davalı arasındaki ilişkiye göre belirlenir.
Somut olayda, davacının halefi ile davalı arasında kurulan sözleşmeye göre gerçekleşen taşıma sırasında meydana gelen su sızması sonucunda oluşan hasarın rücuen tazmini istenilmiştir. Bu durumda, taşıma sırasında eşyaya verilen zararların tazmini ve donatanın sorumluluğu, TTK. nun 4. kitabında düzenlenmiş olup, bu düzenleme, özel niteliklidir.
O halde, 28.04.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5136 Sayılı Kanun ile TTK. nun 4. maddesine eklenen fıkraya dayalı olarak, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun 20.07.2004 gün ve 370 sayılı kararı ile faaliyete geçen mahkemece, davanın esasına girilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle görevsizlik kararı verilmesi doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.00 YTL. temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 12.10.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy