(Eşyaların Karayolundan Uluslar Arası Nakliyatı İçin Mukavele Sözleşmesi (CMR) m. 1, 23) (2709 S. K. m. 90)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 9.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 26.02.2004 gün ve 2001/1152-2004/109 s. kararın Yargıtay'ca tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ata Durak tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve bütün belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirkete taşıma rizikolarına karşı sigortalı bulunan emtianın davalı tarafından gerçekleştirilen İsveç-İstanbul taşıması sırasında uğradığı hasar bedelinin sigorta ettirene ödendiğini ileri sürerek, (3.831.000.000) TL'nin temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, CMR Konvensiyonu'nun 23. maddesi uyarınca müvekkilinin sorumluluğunun kg. başına 8,33 SDR ile sınırlı olduğunu, bunun da (431.969.852) TL'na karşılık geldiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı taşıyıcının tam ve eksiksiz olarak taşınmak üzere teslim aldığı mallarda meydana gelen hasardan sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşıma rizikolarına karşı sigortalı emtianın uğradığı hasar bedelinin rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Ülkemiz 30.10.1995 gününde CMR Konvansiyonu'nu kabul etmiş ve anılan Konvansiyon hükümleri bu tarihte yürürlüğe girmiştir. TC. Anayasası 90/son maddesi uyarınca, usulüne uygun biçimde yürürlüğe konulmuş milletlerarası anlaşmalar yasa hükmündedir. CMR Konvansiyonu'nun 1. maddesi uyarınca bu sözleşme, yükleme yeri ve teslim için belirlenen yerin en az biri akit ülke olan iki ayrı ülkede olması halinde, tarafların ikametgahı ve milletine bakılmaksızın ücret karşılığında yüklerin taşıt ile karadan taşınmasına ilişkin her mukaveleye uygulanacaktır. TTK. nun taşımaya ait hükümleri halen yürürlükte ise de, uluslararası taşımalar için daha sonra yürürlüğe giren ve bir iç hukuk kuralı haline gelen CMR Konvansiyonu'nun öncelikli olarak uygulanması gerekmektedir.
Somut uyuşmazlıkta da İsveç-Türkiye arasında yapılan bir kara taşıması söz konusu olduğuna göre, uyuşmazlığa öncelikle CMR Konvansiyonu hükümlerinin uygulanması gerekecektir. Davalı vekilince sunulan cevap dilekçesinde de bu husus belirtilmiş ve CMR Konvansiyonu'nun 23. maddesi uyarınca müvekkilinin sorumluluğunun sınırlı olduğu savunulmuştur. O durumda mahkemece, uluslararası taşıma konusunda uzman bilirkişi kurulu aracılığıyla inceleme yaptırılarak, uyuşmazlığın CMR Konvansiyonu hükümleri uyarınca çözümlenmesi ve davalı taşıyıcının bu savunmasının değerlendirilmesi gerekirken, yazılı biçimde TTK. nun taşımaya ait hükümlerine göre karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09.10.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy