(7201 S. K. m. 10, 21, 35)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 9. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 23.11.2004 gün ve 2002/332-2004/1179 s. kararın Yargıtay'ca tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Muktedir Lale tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve bütün belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirkete nakliyat rizikolarına karşı sigortalı emtianın İzmir'den Almanya'ya taşınması işini davalının üstlendiğini, sigortalı emtianın bir kısmının taşıma sırasında hasarlandığını ve kaybolduğunu, müvekkilince sigortalısına 15.281.984.500-TL. hasar tazminatı ödendiğini ileri sürerek, bu meblağın temerrüt faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı, davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, kaza sebebi ile emtianın varma yerine hasarlı ve noksan ulaştığı, hasar miktarının 12.078.700.000-TL. olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- 7201 s. Tebligat Kanunu'nun 10. maddesi hükmüne göre tebligat, tebliğ yapılacak şahsın bilinen son adresine yapılır. Adres değişikliğinin bildirilmemesi halinde ise tebligat, aynı Yasa'nın 35. maddesine göre yapılır. Başka bir ifade ile, 7201 s. Yasa'nın 35. maddesine göre tebligat yapılacak adrese, aynı Yasa'nın 10 ve 21. maddelerine göre, daha önce tebligat yapılamamış olması gerekmektedir.
Somut olaya gelince, dava dilekçesinde gösterilen adrese dava dilekçesinin ve duruşma gününün bildirilmesi için çıkarılan tebligat, mahkemeye iade edilmiş olup, bu adres, davalının ticaret sicilinde kayıtlı son adresi değildir. Bunun üzerine, mahkemece, ticaret sicilince bildirilen davalının en son adresine, 7201 s. Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre dava dilekçesi ve duruşma günü tebliğ edilmiştir. Ancak, davalının ticaret sicilinde kayıtlı en son adresine, 7201 s. Yasa'nın 10 ve devam eden maddelerine göre usulünce dava dilekçesi ve duruşma günü tebliğ edilmeden, aynı yasa'nın 35. maddesine göre dava dilekçesi ve duruşma günü tebliğ edilmesi usulsüz olup, taraf teşkili sağlanmamış olmaktadır. Mahkemece, davalıya dava dilekçesi usulünce tebliğ edilerek, davalı tarafa savunma hakkı verilmesi gerekirken, usulüne uygun taraf teşkili sağlanmadan karar verilmesi doğru görülmemiş, bu usulsüzlük davalının savunma hakkını etkiler nitelikte bulunduğundan, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09.10.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy