(6762 S. K. m. 1062)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 8. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 17.03.2005 gün ve 2004/332-2005/234 s. kararın Yargıtay'ca tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ata Durak tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve bütün belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirkete taşıma rizikolarına karşı sigortalı bulunan emtianın davalılardan Ontrans Ltd. Şti. tarafından gerçekleştirilen İsviçre-Türkiye taşıması sırasında uğradığı (1.360.409.000) TL hasar bedelinin sigorta ettirene ödendiğini, davalı Lutz GmbH'nin sair davalı şirketin sigortacısı olduğunu, taşıma işi için SO 141620/306232 plakalı aracın tahsis edildiğini ileri sürerek, anılan meblağın temerrüt faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılardan Lutz GmbH vekili, sair davalının prim borcunu ödemediğinden sigorta teminatından yararlanamayacağını, kaza yapan araçların da poliçeye ekli araç listesinde belirtilmediğinden müvekkili şirkete sigortalı olmadığını; davalı Ontrans Ltd. Şti. vekili, acente olan müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, dava dilekçesinde plakası belirtilen araçların da müvekkiline ilişkin olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, davacı şirketin dava dilekçesinde belirttiği araçların davalılara ilişkin olduğunu kanıtlayamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşıma rizikolarına karşı sigortalı emtianın uğradığı hasar bedelinin, hasarın sorumlusu olduğu ileri sürülen davalılardan rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Davacı vekilince sunulan dava dilekçesinde, yalnızca dava konusu taşımanın davalılardan Ontrans Ltd. Şti. tarafından gerçekleştirildiği ve SO 141620/306232 plakalı araç ile yapıldığı, sair davalının da bu şirketin sigortacısı olduğu ileri sürülmüş, anılan aracın davalı şirkete ilişkin olduğu iddia edilmemiştir. Taşımanın bir alt taşıyıcı aracılığıyla gerçekleştirilmesi de her zaman mümkün olduğuna göre, yalnızca taşımayı yapan aracın davalı şirkete ilişkin olmaması, taşımanın onun tarafından yapılmadığını göstermez. Dolayısıyla mahkemece sırf bu sebeple taraflar arasında bir taşıma ilişkisinin olmadığının kabulü doğru değildir. Bu durum karşısında mahkemece, tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda bütün delillerin değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09.10.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy