(2004 S. K. m. 194) (5021 S. K. Geç. m. 1)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 8. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 08.02.2005 gün ve 2004/174-2005/74 s. kararın Yargıtay'ca tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Muktedir Lale tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve bütün belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı Bankanın Kozyatağı Şubesinde -TL- mevduat hesabı sahibi olduğunu, BDDK.nun 03.07.2003 günlü kararıyla davalı Bankanın bankacılık işlemleri yapma ve mevduat kabul etme izninin 4389 s. kanun ile kaldırıldığını, yönetim ve denetiminin TMSF.'na geçtiğini, 5021 s. kanun uyarınca müvekkiline herhangi bir ödeme yapılmadığını ileri sürerek, şimdilik 1.000.000.000.-TL alacağın temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılardan Banka vekili, müvekkiline bu davada husumet yöneltilemeyeceğini, davacının Kozyatağı Şubesinde Off-Shore'dan dönen hesabı bulunduğunu savunarak, davanın husumet ve esas yönünden reddini istemiştir.
Davalı TMSF vekili ise, davanın yargı yolu, husumet ve esas yönünden reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar doğrultunda, uyuşmazlığın niteliği itibariyle idari yargının görev alanına girdiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve kanuna aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin davalılardan TMSF.'na yönelik bütün temyiz itirazlarının reddi ile hükmün, bu davalı bakımından onanması gerekmiştir.
2- Ancak, davacı ile davalılardan T.İmar Bankası A.Ş. arasındaki ilişki müşteri ile banka arasında bulunan sözleşme hükümlerinden kaynaklanmakta olup, özel hukuk hükümlerine tabidir. Özel hukuk tüzel kişisi olan bu davalının idari bir tasarrufunun söz konusu olmaması sebebiyle, mahkemece bu davalı ile ilgili davanın tefrikine karar verilerek ayrı ayrı bir esasa kaydedilmek suretiyle uyuşmazlığın esasına girilmek gerekirken, yerinde görülmeyen yazılı gerekçe ile bu davalı yönünden de görevsizlik kararı verilmesi doğru olmamış, verilen kararın bu sebeple davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Öte yandan, temyize cevap dilekçesinde davalılardan T.İmar Bankası A.Ş.vekili, müvekkilinin karar gününden sonra 08.06.2005 gününde iflasına karar verildiğini savunmuş olup, İİK. nun 194 üncü maddesine göre, iflasın açılması, iflas masasına giren mal ve haklarla toplantısından 10 tarih sonraya kadar durduracağı, bu hükmün, temyiz aşamasında gerçekleşen iflas halinde uygulanacağı da gözetilerek, kararın bu sebeple dahi bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda 1 no'lu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin davalılardan TMSF.'na yönelik temyiz itirazlarının reddi ile hükmün, bu davalı bakımından ONANMASINA, 2 no'lu bentte yazılı nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09.10.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy