(1086 S. K. m. 74)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen davada Aydın Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 05.05.2005 gün ve 2003/1199-2005/166 s. kararın Yargıtay'ca tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Dilek Çakıroğlu tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve bütün belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının kooperatif yönetiminde olduğu dönemde karşılığı olmadığını bildiği durumda çek keşide etmesi sebebiyle yargılanıp ceza aldığını, kendi kusuru ile ödediği para cezasından kooperatifi sorumlu tutmaya çalışarak kooperatif aleyhine icra takibi yaptığını, süresinde itiraz edilemediği için takibin kesinleştiğini ileri sürerek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine ve davalının %40'dan aşağı olmamak üzere tazminat ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini istemiş, son celsede dava konusu meblağ takip dosyasına ödendiğinden davanın istirdat davasına dönüştüğünü beyan etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin kooperatif başkanı olduğu dönemde üyelerin aidat ödeme gününe göre söz konusu çeki müteahhit lehine keşide ettiğini, Şubat 2000 gününde yapılan genel kurulda müvekkilinin kooperatif yönetiminden ayrıldığını ve ibra edildiğini, yeni yönetimin ciro yoluyla el değiştiren çeki süresinde ödememesi sebebiyle ceza davası açılmasına, müvekkilinin çek tutarı kadar para cezası ve mahkeme masraflarını ödemesine sebebiyet verdiğini, söz konusu borçtan kooperatifin sorumlu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre, davalının, yönetici olduğu sırada davacı kooperatif adına düzenlediği çekin karşılıksız çıkması sebebiyle ceza davası sonucu para cezası ve mahkeme masraflarını maliyeye ödediği, daha sonra ödediği bu meblağı kooperatiften tahsil ettiği, davalının kooperatifin kasa mevcudunun müsait olmadığını bildiği durumda karşılıksız çek keşide etmesi sebebiyle mahkumiyetine karar verildiği, para cezasının kendi kusurundan kaynaklandığının ceza dosyası ile sabit olduğu, davalının genel kurulda ibra edilmesinin cezasını ortadan kaldırmadığı, bu cezadan dolayı davacı kooperatifin kusur ve sorumluluğu bulunmadığı gerekçesiyle bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne, 2.517,00 YTL'nin ödeme gününden itibaren işleyecek kanuni faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, koşulları oluşmadığından tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve kanuna aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Menfi tesbit biçiminde açılan dava yargılama sırasında istirdat davasına dönüşmüş olup, mahkemece davacı tarafın talebi olmadığı durumda HUMK. nun 74. maddesine aykırı biçimde ödeme gününden itibaren faize de hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu sebeple davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda 1 no.lu bentte belirtilen sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 no.lu bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09.10.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy