(818 S. K. m. 104) (1086 S. K. m. 438)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Balıkesir Asliye 3. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 22.02.2005 tarih ve 2003/890 - 2005/35 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Gürkan Gençkaya tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalının müvekkili kooperatifin ortağı olduğunu, aidatlarını ödememesi nedeniyle başlatılan icra takibine davalının hissenin bir ortağı daha bulunduğu ve borcun o ortağa ait bulunduğu yönünde haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, hissenin dava dışı Coşun Tunç'a ait iken ½'sinin 1995 yılında dava dışı Sema Gencer'e satıldığını, diğer ½'nin ise 2001 yılında kendisine devredildiğini, kooperatif üyeliğine kabul edildiğinin geç bildirilmesi nedeniyle oluşan gecikme faizinden sorumlu olmadığını, ½ hisseye düşen aidatları ödediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, dava dışı Coşkun Tunç tarafından dava dışı Sema Gencer'e payın bir kısmının satılmasının vaat edildiği, ortaklık hakkının bölünerek devrinin söz konusu olmadığı, ortaklık hakkına davalının sahip olması nedeniyle borcun tümünden sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, kooperatif aidat ödemesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı vekili, icra takibinde asıl ve işlemiş faiz toplamı üzerinden takibin devamını ve anılan toplam miktara icra takip tarihinden itibaren faiz uygulanmasını talep etmiştir. Mahkemece takibin devamına karar verilmiş ise de, karar altına alınan miktar içerisinde temerrüt faizi de bulunduğundan, talep edilen işlemiş faiz yönünden BK.nun 104/son maddesine aykırı olarak geçmiş günler faizine temerrüt sebebiyle faiz yürütülmesi sonucunu doğuracak şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden HUMK. nun 438/7 maddesine göre kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın hüküm fıkrasının 1.bendinin 3.satırındaki takibin devamına kelimesinden sonra gelmek üzere, ve asıl alacak miktarına takip tarihinden itibaren faiz tatbikine kelime grubunun eklenmesine, kararın düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 16.10.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy