(6762 S. K. m. 1301) (2918 S. K. m. 95) (Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları B.4)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Adıyaman Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 20.09.2004 tarih ve 2004/223 - 2004/1136 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Muktedir Lale tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline zorunlu mali sorumluluk trafik sigorta poliçesi ile sigortalı olan davalı Necmeddin'e ait aracın, alkollü ve sürücü belgesiz olan diğer davalının kullanımında iken meydana gelen kazada 3. kişinin ölümüne neden olunduğunu, müvekkilince zarar görene 8.995.000.000-TL. ödendiğini ileri sürerek, poliçe genel şartları uyarınca şimdilik bu meblağın temerrüt faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Necmettin Kurtuluş, aracının izni olmadan anahtarının diğer davalı tarafından alınarak kullanıldığını duruşmada savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar doğrultusunda, davalı Necmettin'in aracın kayden maliki olması dışında kaza ile bir ilişkisinin olmadığı, diğer davalının ise kaza sırasında sürücü belgesiz ve alkollü olduğu gerekçesiyle, davanın davalı Necmettin yönünden reddine, diğer davalı yönünden ise kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalılardan sürücünün, diğer davalının davacı sigorta şirketine ZMSS. poliçesi ile sigorta ettirdiği aracı, sürücü belgesiz ve alkollü olarak kullandığı iddiasına dayalı olup, 3 üncü kişiye ödenen tazminatın bu poliçe genel şartlarının 4/c ve 4/d maddesi uyarınca rücuan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davalılardan Necmettin yönünden davanın yazılı gerekçe ile reddine karar verilmiştir.
Bu tür davalarda sigortacı, 2918 sayılı KTK.nun 95/2 nci maddesi uyarınca tazminat yükümlülüğünün azaltılması ve kaldırılmasına ilişkin halleri üçüncü kişilere karşı ileri süremeyeceğinden, zarar görene ödeme yaptıktan sonra, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını ve indirilmesini sağlayabileceği oranda kendi sigorta ettirenine rücu edebilecektir. Bu rücu hakkı, kaynağını halefiyet ilkesinden almamakta, sözleşme ve yasa gereği sigorta ettirenine karşı defi hakkı bulunan sigortacı, bu hakka dayanarak kendi sigortalısına dönebilmektedir.
Somut olayda, davacı şirkete aracını davalılardan Necmettin sigorta ettirmiş olup, diğer davalı aracın sürücüsüdür. Mahkemece, her ne kadar olayın meydana geliş şekli itibariyle kazanın, münhasıran sürücünün aldığı alkolün etkisi altına meydana gelip gelmediği hususu, Dairemizin yerleşik uygulamasına uygun şekilde araştırılmamış ise de, davalı sürücünün sürücü belgesinin bulunmadığı dosya kapsamı ile sabit bulunması karşısında bu eksiklik sonuca etkili görülmemiş ve davacı ile davalı olan sürücü arasında sözleşme ilişkisi bulunmadığından, davalı sürücü Gazi yönünden davanın husumet yönünden reddi gerekir ise de, temyiz edenin sıfatı bakımından kararın bu yönü ile bozulması cihetine gidilmemiştir.
Ancak, mahkemece, dava konusu olay yukarı da belirtilen yasal düzenlemeler çerçevesinde incelenip değerlendirilmeden, davalı sigortalının aracının anahtarının yeğeni olduğu anlaşılan diğer davalı sürücünün eline geçmesi nedeniyle bir sorumluluğu bulunup bulunmadığı denetime elverişli bir şekilde tartışılmadan, dava konusu ile örtüşmeyen ve yerinde görülmeyen yazılı gerekçe ile eksik incelemeye dayalı olarak davalı Necmettin yönünden davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 16.10.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy