(6762 S. K. m. 68)
Dava: Hasımsız olarak açılan davada Çay Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 28.04.2005 tarih ve 2005/75-2005/131 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi M.Ş. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ait petrol istasyonunda bulunan çelik kasanın içindeki belgelerle birlikte çalındığını, çalınan hasada üçüncü şahıslar tarafından müvekkiline teminat olarak verilmiş bulunan bonolar ile bir kısım fatura, irsaliye, müstahsil makbuzları ve SSK. ile ilgili evrakların bulunduğunu ileri sürerek anılan belgelerin zayi olduğunun tespiti ile zayi belgesi verilmesini ve bedelsiz senetlerin çalındığı hususunun da tespitli talep etmiştir.
Mahkemece, meydana gelen hırsızlık olayının TTK.'nun 68/4. maddesinde belirtilen afet hallerinden sayılamayacağı, zayi belgesi istenen senetlerin kıymetli evrak niteliğinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, işyerinde bulunan çelik kasanın çalınması nedeniyle kasada bulunan fatura, irsaliye, makbuzlar için TTK.'nun 68. maddesi uyarınca zayi belgesi verilmesi ile üçüncü şahıslar tarafından verilen senetlerin çalındığı hususunun tespiti istemlerine ilişkindir. Mahkemece hırsızlık olayının TTK.'nun 68/4. maddesinde belirtilen afet hallerinden sayılamayacağı, yine zayi belgesi istenen senetlerin de kıymetli evrak vasfında olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Dairemizin yerleşik uygulamasına göre TTK.'nun 68/son maddesinde sayılan zayi belgesi verilmesini gerektiren haller sınırlayıcı nitelikte olmayıp, örneklendirme amacıyla belirtilmiştir. Bu durumda hırsızlık olayı da anılan madde kapsamında kabul edilmelidir. Ancak, hırsızlık olayının zayi belgesi verilmesini gerekilen hallerden biri olarak kabulü için ileri sürülen hırsızlık olayının sabit olması gerekmektedir. Bu itibarla, davacı delillerinin incelenerek hırsızlık olayının sabit olup olmadığı ile zayi belgesi verilmesi istenen belgelerin anılan madde kapsamında saklanılması gereken belgelerden bulunup bulunmadığı ve hırsızlık olayı sonucu zayi olup olmadığı hususlarında bir değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken açıklanan yönler üzerinde durulmadan yazılı şekilde yasal olmayan gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmediği gibi, davacının çalındığını iddia ettiği senetler hakkında zayi belgesi verilmesini değil, bu hususun tespitini talep etmesine rağmen senetlere ilişkin olarak da zayi belgesi istenildiği belirtilerek buna göre değerlendirme yapılması da doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 19.10.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy