(2918 S. K. m. 85, 99) (818 S. K. m. 41, 145, 147) (1086 S. K. m. 409)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Eskişehir Asliye 2. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 30.11.2004 tarih ve 2002/360 - 2004/297 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Berkant Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalıların malik, sürücü ve sigortacısı bulundukları aracın müvekkili aracına çarptığını, hasar medyana geldiğini, değer kaybı ve kira kaybı bulunduğunu, kullanılmaması nedeniyle ulaşım masrafı yapıldığını, evlilik hazırlığı yaptığı sırada kaza meydana geldiğinden manevi zararının doğduğunu ileri sürerek, 12.155.191.000 TL maddi ve 500.000.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Anadolu Anonim Türk Sigorta A.Ş vekili, müvekkilinin aracın ihtiyari mali mesuliyet sigortacısı bulunduğunu, manevi tazminatın teminat dışı olduğunu açıklamıştır.
Davalılar Ali Karabacak ve Doğsan Ltd. Şti. vekili, hasar ve kusur oranını kabul etmediklerini bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalı vekili, davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunmalar, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre, davacının davalı Anadolu Sigorta A.Ş'den 09.08.2002 tarihinde 4 milyar TL, diğer davalı sigorta şirketinden ise 17.07.2002 tarihinde 2 milyar TL alıp anılan davalıları ibra ettiği, faiz konusunda ihtirazi kayıt koymadığı, davalı Ali Karabacak'ın zarara neden olan aracın maliki olmadığı, davalı şirketin mülkiyetinde bulunduğu, davalı sürücünün tam kusurlu şekilde kazaya neden olduğu, aracın pert-total kabul edilerek zararın belirlendiği, bu nedenle değer kaybı hesaplanmadığı, gerçek zararın 7.5 milyar TL olarak tespit edildiği, diğer maddi kayıplarının belirlendiği, sigorta ödemelerinin gerçek zarardan düşüldüğü, manevi tazminat koşullarının bulunmadığı gerekçesiyle, davalı Ali Karabacak hakkındaki davanın sıfat yokluğu nedeniyle reddine, 1.777.800.000 TL'nin 22.05.2002 tarihinden itibaren davalılar Ferruh Altınay ve Doğsan Mob. Ltd. Şti'nden tahsiline, davalı Anadolu Sigorta A.Ş ve Güven Sigorta A.Ş hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Dava açıldıktan sonra zarara neden olan aracın trafik sigortacısı Güven sigorta A.Ş. 17.07.2002 tarihinde 2.000.000.000 TL, ihtiyari mali mesuliyet sigortacısı Anadolu Sigorta A.Ş. ise 09.06.2002 tarihinde 4.000.000.000 TL ödeme yapmış, davacı asil, her iki davalıyı da ibra etmiştir. Davalılar, KTK.nun 85, BK.nun 41 inci maddeleri ve poliçe hükümleri uyarınca zarar görene karşı müştereken ve müteselsilen sorumludurlar. Davalı işleten ve sürücünün sorumluluğu, kusur oranına göre gerçek zararın tamamını kapsamaktadır. Davalı sigorta şirketlerinin sorumluluğu ise poliçe limitleri ile sınırlıdır. Davalı işleten ve sürücünün temerrüdünün başlangıcı haksız fiilin meydana geldiği tarihken, diğer davalı sigorta şirketlerinin temerrüdü ise KTK.nun 99 uncu maddesi ve BK.nun genel hükümlerine göre belirlenecektir. Somut olayda davacı vekili, tazminatların olay tarihinden itibaren temerrüt faiziyle tahsilini talep etmiştir. Daha önce başvuru olmadığından davalı sigorta şirketlerinin davayla birlikte temerrüde düştükleri sabittir. İbranamelerin içeriklerinden davacının, dava konusu kazayla ilgili tüm talepleri bakımından sigorta şirketlerini ibra ettiği, ibranın temerrüt faizi ve diğer fer'ilerini de kapsadığı, bu davalıların bir sorumluluklarının kalmadığı anlaşılmaktadır. BK.nun 145/1 ve 147/2 nci maddeleri uyarınca müteselsil sorumlu olan diğer davalılar işleten ve sürücü de ibra edilen asıl alacak ve fer'ilerden faydalanacaktır. Ancak, bu faydalanma sigorta şirketlerinin sorumlu oldukları miktarlarla sınırlıdır. Zira, ayrı hukuki nedene göre zararın tamamından sorumlu olan işletenin ve sürücünün zararın tamamından ibra edilmeleri söz konusu değildir. Bu durum karşısında, ödenen ve gerçek zarar kapsamında kalan sigorta tazminatlarının olay tarihinden dava tarihine kadar işlemiş faizlerinden de davalı sürücü ve işletenin sorumluluğuna karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
3- Ayrıca, davalı sigorta şirketlerince ödenen miktarlar kadar dava konusuz kalmış olup, bu meblağların gerçek zarar kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır. O halde, konusuz kalan miktarlar itibariyle davacı tarafın haklı olduğu sabit bulunduğuna göre, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin buna göre tayin edilmesi gerekirken, sanki bu miktarlar itibariyle dava ret edilmiş gibi hüküm kurulması da yanlış olmuştur.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 16.10.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy