(818 S. K. m. 43, 101)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu Asliye 2. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 06.05.2005 tarih ve 2004/215-2005/162 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Deniz Biltekin tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ait aracın davalı şirkete kasko sigorta poliçesi ile sigorta ettirildiğini, 22.5.2003 tarihinde sigortalı aracın hasarlandığını, meydana gelen hasarın davalı sigorta şirketine ihbar edilmesine rağmen ödenmediğini ileri sürerek, fazlaya ait hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000.000.000.TL. sının 22.5.2003 olay tarihinden itibaren reeskont oranında faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, 27.10.2004 tarihli ıslah dilekçesi ile de toplam 7.726.123.725.TL. sı hasar bedelinin kaza tarihinden itibaren avans (reeskont) faizi ile tahsilini talep etmiştir.
Davalı Aksigorta A.Ş. vekili, taraflar arasındaki poliçenin ön yüzünde sigortalı aracın Rent a Car kiralama amacıyla kullanılması esnasında meydana gelen hasarların teminat harici olduğunun dercedildiğini, hasarlanan aracında bu amaçla kullanılması nedeniyle meydana gelen zararın teminat dışında kaldığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, aracın davacı şirket temsilcisi Canan Aytuğ'un fiilen kullanımında iken aracın park edildiği ve park edildiği yerden de çalındığı savunmasının aksinin davalı tarafından ispatlanamadığı gibi, davacı şirketin Rent a Car hizmeti veren şirket olmasına karşın aracın fiilen bu şekilde kiralandığının da ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön olmamasına ve tazminat miktarı, ekspertiz incelemesi sonucu belirleneceğinden davalı sigorta şirketinin eksper tarafından düzenlenecek rapordan önce temerrüde düştüğü kabul edilemeyeceğinden, ekspertiz sonucuna ilişkin raporun 27.5.2003 tarihinde düzenlendiği anlaşıldığından davalı sigorta şirketinin bu tarihten itibaren tüm alacak miktarı için temerrüde düştüğünün kabulü ile, anılan tarihten itibaren işleyecek faizden sorumluluğuna karar verilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre, tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile kararın ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 16.10.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy