(5846 S. K. m. 86) (818 S. K. m. 49) (6762 S. K. m. 41, 52) (4721 S. K. m. 2) (556 S. KHK. m. 9, 61)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 12.04.2005 tarih ve 2004/636 - 2005/86 sayılı kararın Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 12.12.2006 gününde davacılar avukatı Hayati Şahin ile davalı avukatı Haluk Özdemir gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Yaşar Arslan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, müvekkili şirkete ait Tatlıses isim ve İ harfinden oluşan markanın davalı şirketçe izinsiz kullanıldığını, bastırılan bileti ve zarflarının üzerine diğer müvekkilinin fotoğrafını yerleştirdiğini, bu eylemin FSEK. nun 86 ve BK. nun 49 uncu maddelerine aykırılık oluşturduğunu, müvekkillerinin kazandığı saygınlık ve güvenden haksız yararlanılmaya çalışıldığını ileri sürerek, her bir müvekkili için (1.000.000.000.-)'ar TL maddi ve (100.000.000.000.-)'ar TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkili şirketin davacılardan İbrahim Tatlıses'in akrabalarınca kurulup sonrasında devredildiğini, davanın iyiniyet kurallarına aykırılık oluşturduğunu, kullanımın davacıların muvafakatına dayandığını savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, davalının 23.09.1996 tarihinde tescilli unvanının Urfa gibi küçük bir şehirde davacıların haberi ve iradesi dışında kullandığının inandırıcı olmadığı, davacıların Tatlıses ibaresini tescilli unvanda kullanılmaması taleplerinin TTK. nun 52 nci maddesince usulünce tescil ve ilan edilmiş davalı markasına karşı hukuka uygun olmadığı, davacılardan İbrahim Tatlıses'in akrabaları davalı şirket ortağı iken adı geçen davacının resminin kullanılmasına rıza gösterilmesinin hukuka aykırılığı ortadan kaldırdığı ve tazminat şartlarının bulunmadığı, davalının davacı şirkete ait İ şeklindeki logoyu kullanmasının 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 61/b maddesine aykırılık oluştursa da (8) yıldır herhangi bir rıza olmaksızın kullanılmasına izin verilen logo ile fotoğraf kullanımı nedeniyle tazminat talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı şirketin davacılardan İbrahim Tatlıses'in fotoğrafının bilet, levha, pano gibi tanıtıma yönelik basılı evrakta kullanılmasının yasaklanmasına, davacı şirketin tescilli markasındaki logonun davalı tarafından kullanılmasının men'ine, diğer taleplerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve ticaret sicilinden terkin edilmediği müddetçe davalının ticaret unvanının tescil edildiği haliyle bir bütün olarak kullanılmasının davacı şirketin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturmamasına, diğer davacı İbrahim Tatlıses'in resminin davalı şirket tarafından bilet vb. basılı evrakta kullanmasına karşı uzun bir süre sessiz kalmasının, davanın açıldığı tarihe kadar bu kullanıma rıza göstermiş olduğunun ve haksız kullanım sayılamayacağının, ancak, dava tarihinden itibaren bu kullanıma muvafakat etmediği şeklinde anlaşılmasının gerekmesine ve bu nedenle FSEK. nun 86 ve BK. nun 49 uncu maddelerine göre geçmişe yönelik olarak davacı İbrahim Tatlıses'in maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddinde ve Avukatlık Yasası'nın 168/son maddesine göre de, karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekalet ücretinin takdir edilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, davacı şirketin taşımacılık hizmetini de kapsayan 192428 sayılı TATLISES+ ŞEKİL (Logo) markası 25.06.1998 tarihinden itibaren tescillidir.
Davalı ise, taşımacılık hizmetini yerine getirdiği otobüs ile diğer hizmet araçları üzerinde ve basılı evraklarında; ticaret unvanının ayırt edici kelimesi olan TATLISES ibaresini tek başına veya davacı şirketin +ŞEKİL (Logo)den oluşan markasındaki kelime ve şekil unsurlarını birlikte kullanmaktadır. Bu husus mahkemece de kabul edildiği halde, davacı şirketin markasındaki ŞEKİL (Logo) işaretinin kullanılmasının önlenilmesine, ancak, TATLISES ibaresinin ise, davalının ticaret unvanının ayırt edici eki olması nedeniyle bu ibareye yönelik men isteminin ve maddi manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Oysa, TTK. nun 52 nci maddesine göre, tescilli ticaret unvanı sahibine tanınan hak, unvanın ticaret siciline tescil edilmiş haliyle ve aynı yasanın 41 inci maddesinde belirlenen şekilde kullanılmasıdır. Ticaret unvanı sahibi tacir, tescilli unvanının ayırt edici unsurunu bir başkasının marka hakkına tecavüz oluşturacak biçimde ve mal veya hizmetleri üzerinde marka olarak kullanma yetkisine sahip değildir. Bu durum, 556 sayılı KHK'nin 9 ve 61 inci maddelerine aykırılık oluşturur. Çünkü ticaret unvanı, bir işletmenin sahibi olan tacirin diğerlerinden ayırt edilmesi amacına, marka ise, bir teşebbüsün mal veya hizmetlerinin diğerlerinden ayırt edilmesi amacına hizmet etmektedir.
Somut uyuşmazlıkta davalı, tescilli ticaret unvanındaki TATLISES kelimesini ve davacı markasındaki kelime ve şekilden oluşan işareti uzun süredir marka olarak kullandığından işaret üzerinde öncelik hakkı bulunduğunu, ayrıca, davacı şirketin bu kullanımı bilmesine rağmen sessiz kalmak suretiyle dava hakkının yitirildiğini savunmuştur.
Dosyaya sunulan delillerden, 192428 sayılı markanın davacı şirket adına ve 25.06.1998 tarihinden geçerli olarak tescilinden sonra, marka hakkına tecavüz eyleminin sona erdirilmesi için davalıya ihtarname gönderildiği ve şikayet yollarına başvurulmak suretiyle davalının kullanımına sessiz kalınmadığı ve rıza gösterilmediği anlaşıldığından, davacı şirketin sessiz kalmak suretiyle MK. nun 2 nci maddesi uyarınca dava hakkını yitirdiğinden söz edilemez.
O halde, temyize konu edilen TATLISES ibaresi yönünden; taraf delilleri birlikte değerlendirilmek suretiyle, davalının bu ibare üzerinde davacı şirkete karşı öne sürebileceği üstün bir hakkı bulunup bulunmadığının, davacının 1998/192428 sayılı markasının asli unsurlarından birisini oluşturan TATLISES ibaresinin davalı tarafından taşımacılık hizmetini yerine getirdiği otobüs ve hizmet araçları ile diğer basılı evrakları üzerinde marka olarak kullanılmasının marka hakkına tecavüz oluşturup oluşturmadığının belirlenmesi suretiyle hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde TATLISES ibaresine yönelik tecavüzün önlenmesi ve tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi isabetli değildir.
3- Öte yandan, davacı tarafça markanın tescil edildiği tarihten sonra davalı tarafa ihtarname gönderilmesi ve yasal yollara başvurulması suretiyle, davalının kullanımına karşı çıkıldığı ve mahkemece, markayı oluşturan unsurlardan ŞEKİL (Logo) ile ilgili olarak davacının marka hakkına tecavüz edildiği hususu da benimsenmiş olmasına rağmen, tazminat talebinin MK. nun 2 nci maddesi dayanak gösterilmek suretiyle reddi dahi doğru görülmediğinden, davacı şirket vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmekle, kararın açıklanan gerekçe ile bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) ve (3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davacı şirket vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı Tatlıses Prodüksiyon Reklam ve Gösteri Hizmetleri Ltd. Şti. yararına BOZULMASINA, takdir edilen 450,00 YTL duruşma vekillik ücretinin davalı Tatlıses Turizm Ticaret Ltd. Şti.nden alınarak davacı Tatlıses Prodüksiyon Ltd. Şti.ne, yine 450,00 YTL duruşma vekillik ücretinin davacı İbrahim Tatlıses'ten alınarak davalı Tatlıses Turizm Ticaret Ltd. Şti.ne verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 26.12.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy