(1086 S. K. m. 236)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Samsun Asliye 2.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 11.04.2005 tarih ve 2004/359 - 2005/123 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi İhsan Akgül tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ciro yoluyla gelen ve davalının keşidecisi olduğu çek hakkında davalı aleyhine icra takibi yaptıklarını, davalının çekte tahrifat yapıldığı iddiası ile çek bedelinin 290.000.000. TL'sini kabul ederek 3.000.000.000. TL yönünden borca itiraz ettiğini, oysa, çek üzerinde sonradan yapılan ekleme ve imzaların davalıya ait olduğunu ileri sürerek, bakiye 3.000.000.000. TL alacağın faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; çekin Ahmet Yiğit İnşaat ve Maden Sanayi Ticaret Ltd. Şti. adına keşide edildiğini, müvekkilinin şirket ortağı olduğunu ve müvekkilinin çek nedeniyle borcu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının eksik husumeti nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, ödenmeyen çek nedeniyle alacak istemine ilişkindir.
Her ne kadar çek üzerindeki imza Ahmet Yiğit İnşaat ve Maden Sanayi Ticaret Ltd. Şti. unvanı altında ise de; bu çeke dayalı olarak Samsun 3. İcra Müdürlüğü'nün 2003/4046 Esas sayılı dosyasında icra takibinin davalı aleyhine yapılmış olması, davalının bu çeki kendisi tarafından ve kişisel borcu için düzenlediğini kabul etmiş ve kısmi ödemede de bulunmuş olması karşısında, çekle ilgili husumeti benimsemiş olduğu kabul edilerek, işin esasına girilmesi ve sonuca göre karar verilmesi gerekirken, çekin keşidecisinin limited şirket olduğunun kabulü ile davanın husumetten reddine kararı verilmesi doğru görülmemiş ve bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 16.10.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy