(4721 S. K. m. 2)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 6. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 06.05.2004 gün ve 2002/1501 - 2004/517 s. kararın Yargıtay'ca duruşmalı olarak tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 28.02.2006 tarihinde davacı avukatı Özlem Büyük Bülbül ile davalı avukatı Ömer Narin gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ayşe Altun tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve bütün belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalıların asıl borçlu ve müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı ile imzaladıkları kredi sözleşmelerine istinaden T.İhracat Kredi Bankası A.Ş.ne hitaben müvekkilince verilen teminat mektuplarının mer'i olduğunu, müvekkilince görülen lüzum üzerine, teminat mektuplarının iadesi, olmadığı takdirde bedellerinin depo edilmesi istemiyle gönderilen ihtarnamenin sonuçsuz kaldığını ileri sürerek, toplam 4.000.000 USD.lik teminat mektubu bedelinin faiz getirmeyen bir hesapta döviz olarak depo edilmesine, yargılama sırasında mektupların tazmin edilmesi halinde davacı alacağının tazmin gününden itibaren geçerli faizin %25 fazlası nisbetinde faiz ve faizin vergisi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, kullanılan teminat mektuplarına karşılık olarak 4 misli değerde gayrimenkul ipoteği verildiğini, teminat mektuplarının nakde çevrilmediğini, davacı taleplerinin kanuni ve ahlaki olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, kredi sözleşmelerinin 41 inci maddesine göre, davacı bankanın dilediği anda teminat mektubunun iadesini veya bedelinin bankaya depo edilmesini isteyebileceği, ancak davacının MK. nun 2 nci maddesine uygun hareket etmek zorunda olduğu, teminat mektuplarının T.İhracat Kredi Bankası A.Ş.ne hitaben ve bu bankadan alınan teşvik kredilerinin teminatı olarak verildiği, teminat mektuplarının vadelerinin Eximbank A.Ş. tarafından uzatıldığı, buna paralel olarak davacı bankanın da teminat mektuplarının vadelerini temdit ettiği, komisyonların ödenmemesine rağmen davacı bankanın teminat mektuplarının vadesini yenilediği, 19.02.2001 günlü protokol ile ipotek bedellerinin yükseltildiği, ipotek teminatlarının USD bazında riskin yaklaşık 2 katı olduğu, davalının teminat mektubu komisyonlarını ödeyememesi dışında olumsuz durumun olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dava, teminat mektup bedellerinin depo edilmesi istemine ilişkindir. Davalı Öztürkler Uluslararası İnş.Taah.Tic.İhr.İth.Ltd.Şti.nin asıl, sair davalıların müşterek borçlu müteselsil kefil olduğu Teşvikli İşlemler Kredi Taahhütnamesi'nin 4 üncü maddesinin (f) bendine göre, teminat mektupları bedellerinin bankaya depo edilmesinin her zaman banka tarafından istenebilmesi mümkündür. Kaldı ki, davalı Öztürkler Uluslararası İnş.Taah.Tic.İhr.İth.Ltd.Şti lehine verilen teminat mektuplarından dolayı devre komisyonu borcu için davalılar temerrüde düşürülmüştür. Bu itibarla, ortada ayrıca haklı bir neden de bulunmaktadır. Davacı vekili, temyiz dilekçesine eklediği yazı ve dekont ile de, teminat mektuplarının 15.09.2004 gününde nakde çevrildiğini de ileri sürmüştür. Mahkemece, taraflar arasındaki sözleşme hükümü gereği davacı bankanın teminat mektup bedellerinin depo edilmesini talebe hakkı bulunduğunun kabulü ile, sözleşme hükmüne ve dosya kapsamına göre karar verilmesi gerekirken, davacı bankanın teminat mektuplarının süresini uzattığı ve bu sebeple depo kararı isteyemeyeceği gerekçesiyle davanın reddedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu sebeple davacı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, 2 numaralı bentte açıklanan sebeplerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, takdir edilen 450.00 YTL duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 28.02.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy