(818 S. K. m. 49)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 11.05.2005 tarih ve 2003/9 - 2005/406 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Berkant Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı Kayseri Şubesi'nin mudisi olduğunu, bu hesaptan çek karnesi de kullandığını, yapılan sözleşme ile POS cihazı bağlandığını, alacakların tahsilinde kullanıldığını, 24.10.2001 tarihinde 10.000.000.000 TL satış işlemi gerçekleştirdiğini, paranın hesaba aktarıldığını, işlemlerde sakatlık bulunduğu gerekçe gösterilerek ödeme yapılmadığını, bu alacağa güvenilerek keşide edilen çeklerin bedelinin ödenmediğini, yapılan ihtarın sonuçsuz kaldığını, çeklerin ödenmemesi nedeniyle aleyhine icra takibi yapıldığını, manevi zararın da doğduğunu ileri sürerek, 10.325.676.000 TL alacağın şimdilik 1.000.000.000 TL'lik kısmı ile 1.000.000.000 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkiline husumet düşmeyeceğini, üye işyeri sözleşmesinin dava dışı Anadolu Kredi Kartı Tur. ve Tic. A.Ş arasında akdedildiğini, esasen davacının sözleşmenin 10 uncu maddesine aykırı şekilde slip bölme yöntemiyle satış yaptığını, bu satışın sahte kredi kartıyla yapıldığının bildirildiğini, işlemde usulsüzlük bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının kredi kartıyla satış yaptığı, sözleşmenin 10 uncu maddesine aykırı şekilde
.
.
. sayılı kredi kartıyla işlem gerçekleştirdiği, cihazın bankanızı arayın uyarısına rağmen slip bölme yoluyla provizyon alıp 2 milyar TL tutarlı beş işlemle toplam 10 milyar TL çektiği, kendi kusurundan yararlanamayacağı, manevi tazminat koşulları bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.00 YTL. temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 16.10.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy