(818 S. K. m. 41)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Adana Asliye 1.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 10.06.2005 gün ve 2002/1313 - 2005/357 s. kararın Yargıtay'ca tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ata Durak tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve bütün belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, bu ve birleşen davalarda, müvekkillerinin uzun yıllar biriktirdikleri tasarruflarını en iyi faiz vermeyi taahhüt eden davalı bankaya yatırdıklarını, Adana Çarşı Şubesi nezdindeki bu hesaplar için müvekkillerine hesap cüzdanları verilip banka müdürünün el yazıları ile faizlerin işlendiğini, daha sonra çıkan söylentiler üzerine bankaya müracaat ettiklerinde, eski müdürün usulsüzlük yaptığının ve paraları zimmetine geçirdiğinin anlaşıldığını müvekkillerine ödeme yapılmadığını ileri sürerek, müvekkillerinden Abdullah için (239.535.000.000.-) TL.nin, Abdulkadir için (2.650.000.000.-) TL.nin, Hikmet için (28.000.000.000.-) TL.nin, Hamdi için (8.000.000.000.-) TL ve (193) ABD Doları'nın, Nuray için (4.600.000.000.-) TL.nin, Fatih için (930.000.000.-) TL.nin temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, talebin haksız olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, usulüne uygun olarak düzenlenen ve yetkilisinin imzasını taşıyan hesap cüzdanı ve bu cüzdana banka yetkilisi tarafından yazılan kayıtlar uyarınca davalı bankanın yapılan işlemlerden sorumlu bulunduğunun kabulü gerektiği, ancak hesap cüzdanlarında yazılı son hesap bakiyelerine göre değil, banka adına kabul edilen mevduata, hesap cüzdanında kayıtlı tarihlerde bankaca uygulanan cari faiz oranlarının tatbiki ile bulunacak tutar üzerinden bankanın sorumluluğuna karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davaların kısmen kabulüne, davacılardan Abdullah için (165.359.827.100.-) TL.nin, Hikmet için (12.367.012.935.-) TL.nin, Hamdi için (6.359.280.440.-) TL ile (78,21) ABD Doları'nın, Abdulkadir için (1.894.757.390.-) TL.nin, Nuray için (1.919.848.285.-) TL.nin ve Fatih için (577.735.635.-) TL.nin temerrüt faizleriyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve kanuna aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, davacılardan Abdullah Türker Büyüköztürk tarafından ibraz edilen hesap cüzdanındaki hesap hareketlerinin Türker ve Zekiye isimli iki ayrı kişi adına iki ayrı meblağda devam ettiği, davacı tarafından bu iki ayrı hesapta yer alan meblağların toplamının talep edildiği, mahkemece davacı adına Türker ve Zekiye kodları altında aynı hesap cüzdanı üzerinde iki ayrı hesap tutulmuş olduğu gerekçesiyle talebin kabul edildiği anlaşılmaktadır. Oysa aynı hesap cüzdanında yer alsa da bu iki kişi adına hesap hareketleri ayrı ayrı yürütülmüş olup, herkesin hesabı ayrı tutulmuştur. Bu halde mahkemece davacı Abdullah Türker'den, Zekiye'ye ilişkin gözüken parayı hangi nedene dayanarak talep ettiği açıklattırılıp bu parayı talep etme yetkisinin hangi nedenden kaynaklandığının izahı yapılmadan, hesaptaki bütün paranın anılan davacıya ilişkin olduğunun kabulü doğru değildir. Kaldı ki bu durum, davacı Abdullah Türker'in aktif husumet ehliyeti ile de ilgilidir. Zira, aksinin geçerli olması halinde, sair bir deyişle davacı Abdullah Türker'in yetkisi olmadığı durumda bu parayı talep etmesi ve mahkemece davasının kabul edilmesi halinde, davacı bankanın Zekiye tarafından aynı paranın tahsili talebiyle tekrar karşılaşması sonucu dahi doğabilir. Bu durum karşısında mahkemece, yukarda açıklanan biçimde inceleme yapılmadan eksik incelemeye dayalı olarak hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarda 1 no.lu bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 no.lu bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı banka yararına BOZULMASINA, 27.02.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy