(4077 S. K. m. 3, 10, 23)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 4. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 22.11.2002 tarih ve 1997/406 - 2002/1170 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Gürkan Gençkaya tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankadan 22.12.1993 tarihinde dövize endeksli konut kredisi aldığını, meydana gelen ekonomik kriz nedeniyle sözleşme dengesinin müvekkili aleyhine bozulduğunu ileri sürerek, sözleşmenin değişen koşullara uyarlanmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, uyarlama koşulları bulunmadığını savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, sözleşmenin düzenlenmesinden sonra döviz fiyatlarının aşırı arttığı, dengenin davacı aleyhine bozulduğu, davacının bunu öngörmesinin mümkün olmadığı, davacının dava tarihinden sonra kısmi ödemelerde bulunduğu, hesaplama tarihi itibariyle borcunun kalmamış olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile karar tarihi itibariyle davacının davalıya olan borcunu fazlası ile ödemiş olduğu anlaşıldığından uyarlanması gereken bir borcun bulunmadığının tespitine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, dövize endeksli konut kredisi sözleşmenin uyarlanması istemine ilişkindir.
Hükmün bozulmasından sonra, ancak temyize konu yeni hüküm tarihi arasında, 4077 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinde, 4822 sayılı Kanunla yapılan değişiklik ile konut kavramı, mal kavramına dahil edilmekle, konut kredisi, 10 uncu maddede düzenlenen tüketici kredisi kapsamına alınmış olup, bu durumda, aynı kanunun 23/1 inci madde hükmü karşısında bu davaya bakmak, tüketici mahkemelerinin görevine girmiştir.
Mahkemelerin görevi, kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerekmektedir. O halde, mahkemece, bu davaya bakmak görevinin İstanbul Tüketici Mahkemesine ait olduğu gözetilerek, buna göre, görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, esasa girilip, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
2- Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle, hükmün BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 30.10.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy