(CMR m. 17, 23)
Dava: Taraflar arasında açılan davada, İstanbul Asliye 5. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 30.03.2005 tarih ve 2003/1278-2005/264 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ata Durak tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirkete sigortalı emtianın tamamının, davalı şirketçe gerçekleştirilen Türkiye-İtalya taşıması sırasında çalındığını, bu olay nedeniyle müvekkili şirketçe dava dışı sigorta ettirene (61.844.000.000.-)TL ödemede bulunulduğunu ileri sürerek, anılan meblağın 09.06.2003 ödeme tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, aynı yerde farklı hırsızlık olayları olduğunu bildiği halde gerekli tedbirleri almayan davalı taşıyıcının, taşımanın güzergahı ve tarihi itibariyle CMR. Konvansiyonu'nun 17/2 ve 23. maddeleri uyarınca sınırlı sorumluluğunun bulunduğu, kg. başına 8,33 SDR olan sorumluluk sınırının karar tarihindeki kur oranı dikkate alınarak hesaplanması gerektiğinden işlemiş faiz talebinde bulunamayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, (21.960.429.813.-)TL.'nın karar tarihinden itibaren uygulanacak reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşıma rizikolarına karşı sigortalı emtianın uğradığı hasar bedelinin, hasarın sorumlusu olduğu ileri sürülen davalıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, dava konusu uluslararası kara taşımasına uygulanması gereken CMR. Konvansiyonu'nun 23. maddesine göre karar tarihindeki kur oranı esas alınarak davalı taşıyıcının sorumlu olacağı miktar belirlenmiş, ancak belirlenen bu miktara karar tarihinden itibaren temerrüt faizi uygulanmıştır. Oysa eşya taşıması dolayısıyla açılacak rücu davalarında sigortacı ancak, kendi sigortalısına ödeme yaptığı tarihten itibaren taşıyıcıdan temerrüt faizi isteyebilir. Taşıyıcının sorumluluğunun karar tarihindeki SDR kur oranına göre belirlenecek miktarı aşamayacak olması, sorumluluk sınırının miktar olarak tespitinde esas alınacak bir kural olup, taşıyıcının temerrüt tarihinin tespitine ilişkin yukarıda belirtilen kuralı değiştirecek nitelikte değildir. CMR. Konvansiyonu'nda da aksi yönde bir düzenleme bulunmamaktadır.
Bu durum karşısında mahkemece, davalı taşıyıcının temerrüt tarihinin yukarıda belirtilen şekilde tespit edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı sigorta şirketi yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 30.10.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy