(556 S. KHK m. 8)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 24.03.2005 gün ve 2004/308-2005/181 s. kararın Yargıtay'ca tetkiki birleşen ve asıl dava davacısı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ramazan Özcan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve bütün belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, asıl davada, L'ARTE ibaresinin müvekkili adına 11.10.2000 gününden beri marka olarak tescilli olduğunu, davalı şirketin bu markayı kullandığını öğrendiklerini, durumu davalıya ihtar ettiklerini, davalının bu adı ticaret unvanı olarak tescil ettirdiğini bildirdiğini, oysa bunun müvekkilinin markasını tescil etmesinden sonra yapıldığını ve haksız olduğunu ileri sürerek, müvekkilinin marka hakkına tecavüzü ile haksız rekabetin tespiti ve önlenmesini, unvandaki L'ARTE ibaresinin terkinini, tabelanın indirilmesini, ilgili evrak ve reklam unsurlarının imhasını, 10 milyar TL. manevi tazminatın tahsilini ve hükmün ilanını talep ve dava etmiş; birleştirilen davada ise, davalının yargılama aşamasında LARTE TEKNİK ibaresini marka olarak tescil ettirdiğinin öğrenildiğini, bu markanın müvekkilinin markası ile benzer olduğunu ve karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu ileri sürerek, anılan markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket temsilcisi ve vekili, tarafların akraba olduklarını, önceden beraber çalıştıklarını, bu markanın kendilerince de önceden beri kullanıldığını, hisselerini devrettikten sonra da kullanmaya devam ettiklerini, ibarenin hem tescilli unvanlarında ve hem de tescilli markalarında yer aldığını ve bu sebeplerle kullanmalarına engel olunamayacağını savunarak, asıl ve birleşen davanın reddini istemişlerdir.
Birleşen davanın davalısı olan, davalı TPE vekili, tescil süresince markaya bir itirazın gelmediğini ve markanın tescilli olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma ve dosyadaki kanıtlara göre, asıl davada, davacının tescilli markası olan L'ARTE ile davalının ticaret unvanında yer alan LARTE ibaresinin benzer oldukları ve terkin isteminin haklı olduğu gerekçeleriyle, unvandaki anılan ibarenin terkinine, sair istemlerin reddine, birleşen davada ise, hükümsüzlük davasında davalı TPE'ne husumet düşmeyeceği gerekçesiyle bu davalı bakımından davanın husumet sebebiyle reddine, sair davalı bakımından ise hükümsüzlüğü istenen marka ile davacı markanın sınıflarının farklı olmaları ve 566 s. KHK. 8/4. maddesi kapsamında tanınmışlık düzeyi bakımından ayırt edicilik özelliğine sahip olduğu hususunda zararın iddia ve ispat edilememesi sebebiyle hükümsüzlük isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, asıl ve birleşen davanın davacısı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve kanuna aykırı bir yön bulunmamasına göre, birleşen ve asıl dava davacısı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarda açıklanan sebeplerden dolayı, birleşen ve asıl dava davacısı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.00 YTL. temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 09.11.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy