(6762 S. K. m. 1265, 1266)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 8.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 06.04.2005 gün ve 2004/229-2005/211 s. kararın Yargıtay'ca tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Deyiş Cesur tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve bütün belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ilişkin işyerinin Tüm İşyeri Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, işyerinden yapılan hırsızlık sonucu yapılan kısmi ödemenin ihtirazi kayıt ile alındığını, müvekkilinin bütün zararının karşılanmadığını ileri sürerek, zararının karşılanmadığını ileri sürerek, şimdilik 500.000.000.-TL.sının faizi ile tahsilini istemiş, ıslah ile talibini 1.150.385.398.-TL.sına çıkarmıştır.
Davalı vekili, emtia hasarı ve 3. şahıs mallarının teminat kapsamında bulunmadığını, demirbaş ve cam kırılmasından kaynaklanan hasarın ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve bütün dosya kapsamına göre, işyeri demirbaş ve emtia değerinin toplamının 16.753.541.500.-TL olarak tesbit edildiği, sigortalı işyerindeki 3. şahıslara ilişkin malların teminat kapsamında bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, işyeri sigorta poliçesinden kaynaklanan hasar bedelinin tazmini istemine ilişkindir.
TTK. nun 1265. maddesi gereğince, sigortacı, sigorta ettirene sigorta sözleşmesi gereğince, her iki tarafın haiz olduğu hak ve borçları gösteren ve kendi tarafından imza edilerek bir sigorta poliçesi veya onun yerine geçmek üzere bir muvakkat ilmühaberini ekleriyle beraber vermeye mecburdur. Aynı yasanın 1266. maddesinde, bir sigorta poliçesinin hangi hususları içermesi gerektiği belirlenmiş olup, sigorta mevzuu da bu hususlardan biridir. Riziko gerçekleştiği takdirde, sigortacı, (zarar sigortalarında) riziko sonucu sigorta sözleşmesi ile teminat altına alınan menfaatte meydana gelen gerçek zararı ödemekle yükümlüdür.
Somut olayda, dosyaya sunulu sigorta poliçesinden internet cafe ve teknik hizmet olarak faaliyet gösteren işyerinin demirbaşlarının teminat altına alındığı anlaşılmakta olup, hırsızlık sonucu demirbaşlarda meydana gelen hasar bedelinin tazmin edildiği taraflar arasında tartışmasızdır. Uyuşmazlık poliçede teminat altına alınmayan emtia hasarının teminat dahilinde bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. Mahkemenin kararına dayanak aldığı bilirkişi raporunda işyerinin özelliği gereği demirbaş ve emtianın aynı tür ürünler olması (bilgisayar ve sarf malzemeleri ile yedek parçaları), demirbaş ve emtia toplamının sigorta bedelini karşılaması sebebiyle teminata dahil olduğu, emtianın sehven poliçeye yazılmadığı belirtilmiş, mahkemece, bilirkişi raporuna göre emtianın da teminat kapsamında olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında imzalanan sigorta sözleşmesinde demirbaşların teminat altına alındığı poliçede açıkça belirtilmiş olup, emtianın teminat altına alındığına ait bir kayda rastlanmamıştır. Poliçe genel ve özel şartlarında da emtianın teminat dahilinde olduğuna ait bir düzenleme bulunmamakta olup, yorum yoluyla sigorta teminatı genişletilemez.
Bu halde mahkemece, emtia hasarının teminat dışı olmasına rağmen sigorta bedeli toplamının emtia ve demirbaşları kapsadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz ilam harcının istem halinde temyiz edene iadesine, 02.11.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy