(1163 S. K. m. 15, 17) (818 S. K. m. 173) (1086 S. K. m. 438)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 8.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 02.03.2005 tarih ve 2002/819-2005/103 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Dilek Çakıroğlu tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin 1987 yılında davalı kooperatife ortak olduğunu, kooperatifin müvekkiline tahsis ettiği konutun inşaat işini 1992 yılında kooperatif ile aynı binayı kullanan davalı şirkete devrettiğini, buna rağmen aidatları kooperatifin toplamaya devam ettiğini, davalı müteahhit firmanın müvekkiline gönderdiği 12.2.1999 ve 28.6.2000 tarihli yazılarda konutun teslim alınmasının, bunun için müvekkilinin ödediği 13.314 DM düşüldükten sonra 6386 DM daha ödeme yapması gerektiğinin, aksi takdirde o tarihe kadar ödenmeyen ortak gider ve katılım aidatları karşılığında 5000 DM düşülerek müvekkil tarafından yapılan ödemelerin bakiyesinin ödeneceğinin bildirildiğini, bu şekilde davalı şirketin müvekkilinin ödediği paraların yedinde olduğunu kabul edip ödeme taahhüdünde bulunduğunu, kooperatifin tasfiye sürecine girdiği 1998 yılından beri tasfiye memurlarının da basiretli davranmadığını, müteaddit defalar istemesine rağmen davalıların müvekkilinin alacağını ödemediklerini ileri sürerek öncelikle müvekkilinin kooperatiften çıkarılmasına, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1 milyar liranın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont oranında faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı kooperatif vekili, tasfiye kurulu üyelerine husumet yöneltilemeyeceğini, davacının 13.5.1995 tarihinde üyelikten istifa ettiğini, yönetim kurulunun 30.5.1995 tarihli kararıyla da istifanın kabul edildiğini, Kooperatifler Kanunu'nun 17/2. maddesi gereğince ortaklıktan çıkanların alacaklarının 5 yıl geçmekle zamanaşımına uğradığını, bu nedenle davanın zamanaşımı nedeniyle reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Diğer davalı vekili, müvekkili şirket ile davalı kooperatif arasındaki kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince kooperatif arsasının bir bölümünün inşaat yapmak üzere müvekkili tarafından devralındığını, kooperatif yöneticilerinin, kooperatif ortaklığından kendi isteği ile ayrılan davacının mağduriyetini önlemek için kooperatifte birikmiş malvarlığının müvekkile devredilmesi ve çıkmadan sonraki masrafları davacının ödemesi şartıyla davacıya isabet etmesi muhtemel dairenin müvekkil tarafından yapılmasının teklif edildiğini, insani düşüncelerle bu teklifi kabul eden müvekkilinin davacıya gönderdiği yazılara rağmen davacının gelip müvekkili ile sözleşme imzalamadığını, davalı şirkete hiçbir ödeme yapmadığını, yazışmada sehven davacının kooperatife yaptığı ödemeler sanki müvekkile devredilmiş gibi bir intiba yaratılarak bu meblağın taksitle ödeneceğinin belirtildiğini, hataen yapılan bu ödeme taahhüdü nedeniyle müvekkiline husumet yöneltilmesinin doğru olmadığını, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, zaten alacağın kaynağı itibarıyla zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre, davacının istifası zaten kooperatif tarafından kabul edildiği için kooperatiften çıkmaya izin verilmesi talebinin reddedilmesi gerektiği, Kooperatifler Kanunu'nun 17. ve ana sözleşmenin 15. maddesinde ortaklıktan çıkan ortağın alacağını 5 yıl içinde talep etmemesi halinde alacağın zamanaşımına uğrayacağının düzenlendiği, davacı alacağının, ortaklıktan ayrıldığı 1995 yılı bilançosunun kesinleştiği 1.5.1997 tarihinde muaccel hale geldiği, buna rağmen davanın 5 yıllık zamanaşımı süresi dolduktan sonra 2.12.2002 tarihinde açıldığı, kooperatif tasfiye kurulu üyelerine husumet yöneltilmişse de kooperatife izafeten dava açıldığının anlaşıldığı, davalı Tür İnşaat A.Ş. yönünden BK. nun 173. maddesinde yer alan borcun nakli koşullarının gerçekleşmediği, zaten davacının hem kooperatif hem de müteahhit firmaya karşı birlikte dava açmasının davalılar arasındaki borcun naklini benimsemediğini gösterdiği gerekçesiyle davalı kooperatif aleyhine açılan davanın zamanaşımı nedeniyle, davalı tasfiye kurulu üyeleri hakkındaki davanın husumetten ve diğer davalı yönünden ise davanın esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına davalı tasfiye memurlarına kooperatife izafeten husumet yöneltildiği anlaşıldığından davalılar vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair, davacı vekilinin ise tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3. maddesinde müteselsilen sorumlu olanlar aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmolunur denilmektedir. Mahkemece davalı kooperatif yönünden dava zamanaşımı, davalı şirket yönünden ise esastan (borcun nakli koşulları oluşmadığı için) reddedildiğinden davalılar yararına ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken tek vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK. nun 438/7. maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması cihetine gidilmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte belirtilen nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın hüküm fıkrasının 6 nolu bendindeki 350,00 YTL ibaresi çıkarılarak yerine 700,00 YTL ibaresi yazılarak kararın düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.00 YTL. temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden davalılara iadesine, 30.10.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy