(2004 S. K. m. 67) (1163 S. K. m. 15, 27)
Taraflar arasında görülen davada A. Asliye 8. Ticaret Mahkemesi'nce yerilen 16.03.2005 tarih ve 2003/10 - 2005/151 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi A. D. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili kooperatif ortağı bulunan davalının 30.06.2002 tarihli genel kurul toplantısında kararlaştırılan aidat borçlarını ödemediğini, bu hususta girişilen icra takibinin davalının haksız itirazı sonucu durduğunu ileri sürerek, itirazın iptalini ve % 40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı, dava konusu konutu, tapudan yapılan devir yoluyla dava dışı Ç. D.'den satın aldığını, 09.01.2001 tarihinde yapılan bu sözleşmede kendisinin kooperatif üyesi alacağı yolunda herhangi bir beyanın olmadığı gibi Ç. ile aralarında, her hangi bir sözleşmede bulunmadığını, kooperatif ortağı olmadığından, kendisinden aidat talep edilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının 09.01.2001 tarihinde tapudan satış yoluyla konutunu adına tescil ettirerek davacı kooperatif ortağı olduğu, bu nedenle de kooperatife karşı yükümlülüklerini yerine getirme zorunluluğunun bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı temyiz etmiştir.
Dava, aidat borcunu ödemediği iteri Sürülen kooperatif otlağına karşı girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalı ortak bütün savunmalarında, eski kooperatif ortağı Ç D.'den tapudan devir suretiyle sadece konutunu satın aldığını, ortaklık hakkını devir almadığını bildirmiştir. Davacı kooperatif de davalının ortaklık payını da devir aldığına ilişkin herhangi bir delil sunmamıştır. Dairemizin yerleşmiş uygulamasına göre, yapı kooperatiflerinde, ortağa intikal eden taşınmazın yanında, ayrıca ortaklık payının da devri yapılmadığı takdirde, eski ortağın kooperatif ortaklığı devam edeceğinden, kooperatife karşı borçlu olan, konutun devir edildiği kişi olmayıp eski ortak olacaktır.
Bu durum karşısında mahkemece, davalının eski ortaktan sadece konut mu satın aldığı yoksa konut ile birlikte ortaklığı da mı devir aldığı araştırılarak, konul ve ortaklık birlikte devir alınmış ise, genel kurulda alınan kararın davalıyı da bağlayacağının kabul edilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, davalının konut satın almasıyla aynı zamanda kooperatif ortağı da olduğu gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararırın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 30.10.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy