(6762 S. K. m. 520)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 9. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 24.02.2005 tarih ve 2004/725-2005/68 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 19.12.2006 gününde davalılar avukatı Y. gelip, davacı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Y.A. tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı ... Baklavaları San. ve Tic. Ltd. Şti.'ndeki % 51 payının diğer ortaklar olan oğulları davalılar tarafından önceden noterde hazırlatılmış iki adet devir sözleşmesinin okuma-yazma bilmeyen müvekkiline vekaletname gibi gösterilerek hile yolu ile imzalatılması suretiyle devrinin sağlandığını ileri sürerek, hisse devir sözleşmelerinin iptalini, bu hisselerin yeniden davacı adına tescilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, TIK'nun 520. maddesine uygun olarak noterde düzenlenen hisse devir sözleşmelerinin davacının gerçek iradesi dışında vekaletname düzenlenmesi amacına yönelik olduğu yolunda hile ile yanıltma sonucu imza edildiği iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
TTK'nun emredici nitelikteki 520. maddesinin 1. ve 2. bentlerine göre, limitet şirket payının devri şirket hakkında ancak şirkete bildirilmek şartıyla hüküm doğurur, devrin pay defterine kaydedilebilmesi için ortaklardan en az dörtte üçünün muvafakat etmesi ve bunların esas sermayesinin en az dörtte üçüne sahip olması şarttır. Celbedilen şirket ticaret sicil dosyası fotokopisinden anılan maddenin 2. bendine uygun bir ortaklar kurulu kararı alınmadığı anlaşılmaktadır. Sadece şirketin toplam % 49 payına sahip olan davalılarca alınmış aynı tarihli devir sözleşmelerine konu devir işlemlerinin onayı ve yeni pay-paydaş düzenlemesine dair 17.06.2004 tarihli karar bulunmaktadır.
Belirtilen maddenin son bendinde öngörülen biçimde devir sözleşmesi mevcut olsa da, 2 nolu bentteki koşulun varlığı değerlendirilmeden davanın reddi doğru olmadığı gibi, tarafların gösterdikleri kanıtların hiçbiri toplanmadan ve dayandıkları hususlar araştırılmadan hüküm kurulması da doğru bulunmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 19.12.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy