(2918 S. K. m. 48) (Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartları A.5)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kadıköy Asliye 1.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 10.05.2005 gün ve 2002/68-2005/360 s. kararın Yargıtay'ca tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Dilek Çakıroğlu tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve bütün belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ilişkin ve davalı şirkete kasko sigorta poliçesiyle sigortalı aracın 31.7.2001 gününde meydana gelen trafik kazasında hasara uğradığını ancak davalının hasar bedelini ödemediğini ileri sürerek 5.198.884.576 TL'nin 27.11.2001 gününden itibaren işleyecek kanuni faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacıya ilişkin aracı kaza sırasında kullanan sürücünün alkollü olması sebebiyle KTK.nun 48. ve poliçe genel şartlarının 5.5. maddeleri gereğince hasarın teminat dışında olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacıya ilişkin araç sürücüsünün kaza anında yasaklanan miktardan fazla alkollü olduğunun ispatlanamadığı, ayrıca olayın alkolün etkisiyle meydana gelmediği, doğrudan doğruya tedbirsiz ve dikkatsiz araç kullanma ve başka bir aracın sigortalı aracı sıkıştırmasından kaynaklandığı, bu sebeple hasarın teminat kapsamında olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 4.798.029.696 TL'nin 27.11.2001 gününden itibaren işleyecek değişen oranlarda kanuni faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kasko sigorta sözleşmesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Davalı sigorta şirketi sigortalı araç sürücüsünün kaza sırasında alkollü olması sebebiyle hasarın teminat kapsamı dışında kaldığını savunmuştur. Sürücü Ömer Kocadağ hafif alkollü olduğunu kendisi de itiraf etmiş, ancak olay yerinde düzenlenen kaza tespit tutanağında bu sürücünün çok alkollü olduğu belirtilmiş, sair aracın sürücüsü Erdal Doğan da bu şahsın aşırı alkollü olduğunu beyan etmiştir. Kaza saatinden 8 saat sonra yapılan alkol muayenesinde ise alkolsüz olduğu belirtilmiştir. Karara esas alınan bilirkişi raporunda sürücünün alkol miktarı konusunda kazadan hemen sonra tıbbi bir tespit yapılmadığı için sürücünün kendi beyanı doğrultusunda hafif alkollü olduğunun kabulü gerektiği, hafif alkolün ise Karayolları Trafik Yönetmeliğine göre güvenli araç sürme yeteneğini kaybettirmediği, kazanın köy içerisinde yol kenarına park edilmiş bir araca çarpma biçiminde meydana geldiği ve kazaya alkolün tesirinin sebebiyet verdiğinin ispatlanamadığı belirtilmiştir. Dairemizin yerleşik uygulamasına göre, hasarın teminat dışı kalabilmesi için sürücünün salt alkollü olması veya alınan alkolün az yada çok olması yeterli bulunmayıp, kazanın münhasıran alkolün etkisi ile meydana gelip gelmediğinin belirlenmesi, alkol alımı ile olay arasındaki illiyet bağının nöroloji uzmanı bir hekim ile trafik uzmanının bulunacağı bilirkişi kurulu aracılığı ile araştırılması gerekmektedir. Hükme esas alınan bilirkişi raporu Dairemiz içtihatlarına uygun olmadığı gibi, kazanın oluş biçimi de dikkate alındığında alkol dışında başka hangi somut sebepten ve ya nedenlerden meydana geldiği de belirtilmemiştir.
O durumda mahkemece yukarda anılan ilkeler doğrultusunda araştırma yapılarak sigortalı araç sürücüsünün alkol almış bulunması sebebiyle kazanın münhasıran alkolün etkisi ile meydana gelip gelmediğinin belirlenmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde yetersiz bilirkişi raporuna itibar edilerek eksik incelemeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 30.10.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy