(818 S. K. m. 162)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Şişli Asliye 4.Hukuk Hukuk Mahkemesi'nce verilen 28.04.2005 gün ve 2002/1666-2005/168 s. kararın Yargıtay'ca tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Gürkan Gençkaya tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve bütün belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından Yurtiçi taşıyıcı mali sorumluluk sigorta poliçesi düzenlenen emtianın taşımasını gerçekleştiren araca, davalıların malik, sürücü ve sigortacısı oldukları aracın tam kusurlu çarpması ile sigortalı emtiada oluşan zararın sigortalıya ödendiğini ileri sürerek, 11.252.890.450.TL.nın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar Hamdi ve Özay Özbayraktar vekili, poliçenin rizikodan sonra düzenlenmesi sebebiyle hukuki bir ödeme bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, kazanın oluşumunda davalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu, davacının sigortalısı olan taşıyıcının sorumluluğu bulunmadığından davacının da sorumluluğundan bahsedilemeyeceği, davacının sigortalısı taşıyıcıya yaptığı ödemenin yersiz olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, taşıyıcı mali sorumluluk sigorta poliçesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Davacı sigorta şirketi, davalı tarafından taşıması gerçekleştirilen emtianın taşıyıcı mali sorumluluk sigorta poliçesini düzenlemiş olup, meydana gelen kaza neticesinde oluşan zarar miktarını dava dışı sigortalıya 14.10.2002 gününde ödeyerek sigortalının haklarını temlik almıştır.
Mahkemece, sigortalı taşıyıcının kazada sorumluluğu bulunmaması sebebiyle davacı sigorta şirketinin de halefiyete dayalı olarak talepte bulunamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, uyuşmazlık konusu olayda 14.10.2002 günlü ibraname belgesiyle dava dışı sigortalı, bu olaydan doğan bütün rücu ve dava haklarını davacı sigorta şirketine devretmiştir. Başka bir anlatımla, dava dışı sigorta ettiren, kazayla ile ilgili olarak uğradığını iddia ettiği zarar sebebiyle davalılardan talep edebileceği alacağını BK.nun 162 ve devamı maddeleri uyarınca davacı şirkete temlik etmiştir. Bu durum karşısında davacının sigorta ilişkisi dışında alacağın temliki hükümlerine göre de talep hakkı bulunmaktadır. Ancak, dava dışı sigortalının alacağını davacı sigorta şirketine temlik edebilmesi için usulüne uygun olarak doğmuş ve muaccel hale gelmiş olan bir alacağının varlığı gerekmektedir. Bu halde dava dışı sigortalının taşımasını gerçekleştirdiği ve zarara uğrayan malın bedelini dava dışı taşıtan şirkete ödemiş ve bu ödeme sebebiyle taşıtanın davalılardan olan alacak hakkını devir almış olması gerekmektedir. O halde, mahkemece öncelikle dava dışı sigortalının yine dava dışı mal sahibi taşıtana bir ödemede bulunup bulunmadığı ve bu ödeme sebebiyle taşıtanın haklarını temlik alıp almadığının belirlendikten sonra davacı sigorta şirketinin yukarda açıklandığı biçimde temlik alan sıfatı ile taşıma konusu emtiada gerçekleşen gerçek zararı isteme hakkı bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarda 1 numaralı bentte açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, 2 numaralı bentte açıklanan sebeplerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmemesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 30.10.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy