(818 S. K. m. 41)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Nevşehir Asliye 1.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 23.09.2004 tarih ve 2003/171-2004/500 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 03.10.2006 gününde davacı avukatı İ. Baykan ile davalı avukatı H. Uslu gelip, duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Y. Arslan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı şirket temsilcisi, dava dışı M.T. adlı kişi tarafından davacının davalı banka nezdindeki hesabına internet üzerinden girilerek 17.710.000.000.- TL'nin çeşitli şubelere havale yoluyla çekildiğini, bundan internet şifresinin başkalarınca öğrenilmesini engelleyici güvenlik önlemleri almayan davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek, anılan meblağın 14.01.2003 tarihinden itibaren en yüksek banka faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili bankanın internet bankacılığı işlemlerine yönelik gerekli tüm önlemleri aldığını, davacının sözleşmenin 3. maddesiyle kullanıcı şifresinin herhangi bir üçüncü kişi tarafından kullanımının sonuçlarından sorumlu olduğunu kabul ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, celp edilen banka kayıtları üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucuna dayanılarak, davacı ile hiçbir ticari ilişkisi bulunmayan dava dışı kişinin 14.01.2003 ve 15.01.2003 tarihlerinde davacı hesabından rızası ve bilgisi dışında para çekilmesinde davalı bankanın gerekli güvenlik önlemlerini almaması ve müşterilerini bilinçlendirmemesi nedeniyle kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, davacının davalı banka nezdindeki internet hesabına ilişkin kullanıcı şifresinin yetkisiz üçüncü kişi tarafından ne şekilde elde edildiği, bu evreye kadar davalı bankaca müşterilerine alınacak ek güvenlik önlemleri konusunda bilgilendirme ve tavsiyelerde bulunulup bulunulmadığı, eğer bu yönde bir bilgilendirme varsa davacının bu bağlamda parola ve sanal klavye kullanıp kullanmadığı, değinilen güvenlik önlemleri dışında başkaca yöntem ve teknikler varsa bankanın bunları zamanında kendi internet bankacılığı sistemine uyarlayıp uyarlamadığı, adına havale yapılan kişi hakkında derdest ceza davası bulunduğu savunulduğuna göre ilgili ceza dava dosyası getirtilip incelenerek eylemin nasıl gerçekleştirildiği ve sanık savunmasının ne olduğu belirlenip daha geniş bir çerçevede inceleme ve değerlendirme yapıldıktan sonra zararın oluşumunda davalının kusurunun varlığı ve davacının müterafik kusurunun bulunup bulunmadığının saptanması gerekirken, belirtilen bu yönler üzerinde durulmaksızın bankanın alabilecekken almadığı güvenlik önlemlerinin neler olduğu belirtilmeden sorumlu olduğu yolunda bildirilen soyut bilirkişi görüşü esas alınarak karar tesisi doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentteki nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE; 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, 450.00 YTL duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06.10.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy