(CMR m. 8, 9, 17) (4721 S. K. m. 2 ) (818 S. K. m. 44)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen davada Güraymak Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 21.05.2003 gün ve 2002/1135-2003/114 s. kararın Yargıtay'ca tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve bütün belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirkete taşıma rizikolarına karşı sigortalı yağ tenekelerinin Balıkesir'den Irak'a davalıların sürücüsü ve maliki oldukları kamyon ile taşınması sırasında araçta meydana gelen yangın sebebi ile oluşan 12.670.000.000.-TL hasar bedelinin müvekkilince sigortalısına ödendiğini ileri sürerek, bu meblağın temerrüt faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiş, daha sonra, malik ve sürücünün davalılardan Adil olduğunu, sair davalı hakkındaki davadan sarfı nazar ettiklerini beyan etmiştir.
Davalı Adil vekili, yağ tenekelerinin fazlaca üst üste yüklenmesi ve aralara boşluk bırakılması sonucu birbirlerine sürtünmesi sebebiyle alev aldığını, yükleme hatasından yükleyici yada satıcının sorumlu olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına ve benimsenen bilirkişi kurulu raporuna göre, davalılardan Adil'in kusurlu olmadığı, sair davalı hakkındaki davadan feragat edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve kanuna aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, karayoluyla uluslararası nakli davalı tarafından üstlenilen emtianın, taşıma esnasında hasarlanması sebebiyle sigortalısına hasar bedelini ödeyen sigortacının, sigortalısının haklarına halef olarak açtığı tazminat istemine ait bulunmaktadır.
Uyuşmazlığa uygulanması gereken Karayolu ve Milletlerarası Mal Nakliyatı Mukavelesi İle İlgili Anlaşma (CMR)'nın 17/1 inci maddesi uyarınca kural olarak taşıyıcı malları teslim aldığı andan teslim edilinceye kadar, bunların tamamen veya kısmen kaybından ve vuku bulacak hasardan sorumlu ise de, aynı Konvansiyon'un 17/4-c maddesi uyarınca, malların gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden şahıslar tarafından taşınması, yüklenmesi, istif edilmesi veya boşaltılması sebebiyle oluşan hasarlardan dolayı taşıyıcının ibra edileceği belirtilmiştir.
Davaya konu uyuşmazlıkta, yanıt dilekçesinde yüklemenin dava dışı gönderen tarafından yapıldığı, yükleme ve istif hatasının bulunduğu savunulmuştur. Yukarda açıklanmaya çalışıldığı üzere, gönderenin, taşıması üstlenilen yağ tenekeleri emtiasının yükleme ve istifini yanlış yapmış olması halinde anılan hükümler uyarınca, taşıyıcının tazminatla sorumlu tutulması düşünülemezse de, yükleme ve istif hatasının, ayrıca bir araştırmaya gerek duyulmaksızın kolaylıkla fark edilebileceği hallerde, taşıyıcının durumu gönderene duyurarak onu uyarması MK. nun 2. maddesinde yer alan dürüstlük ilkesinin bir gereğidir. Dolayısıyla uyarının yapılmadığı hallerde, zararın gönderen ile taşıyıcı arasında BK.nun 44'nün maddesi uyarınca paylaştırılması uygun olur. (Bkz.Doç.Dr.Sabih ARKAN, Karada Yapılan Eşya Taşımalarında Taşıyıcının sorumluluğu, 1982 Ankara, sayfa 124).Dairemizin yerleşik uygulaması da bu yöndedir.
Somut olayda, hükme esas bilirkişi kurulu raporunda, yükleme ve istif hatasının bulunduğu, yüklemenin davalıya ilişkin olmadığı, seyir hatasının olmadığı, davalının, kusurlu olmadığı sonucuna varılmıştır. Davacı vekili, rapora itirazında, davalının kusursuz sorumlu olduğunu bildirmiş, sair yönlere ait rapora itiraz etmemiş ve temyize de getirmemiştir. Bu durumda, mahkemece, yüklemenin davalıya ilişkin olmadığı ve zararın yükleme ve istif hatasından kaynaklandığı gözetilerek, yalnızca yüklemeye nezarete ait bir sınır ve seviyede kalan bir kusur hali dışında davalının sorumluluğu bulunmadığının kabulü gerekir. Nitekim, aynı Konvansiyon'un 8/1.b hükmünde, yükü teslim aldığı sırada, taşımacının, yükün ve bunların ambalajının görünürdeki durumunu kontrol yükümlülüğü altında olduğu, 2. fıkrada, buna ait çekincelerini gerekçeleriyle birlikte belirtmesi gerektiği, 9/2. maddede ise, çekince koymamış ise, yükün ve ambalajların görünüş itibariyle iyi halde olduğunun varsayılacağı öngörülmüştür. Davalı yan, çekince koyduklarını savunmamış olup, davalının bilgi ve tecrübesinin olmamasının doğal olduğuna ait raporda bildirilen görüş, davalının basiretli bir tacir olarak, görünüşteki hatayı öngörmesinin gerekmesi karşısında, ilke olarak doğru değildir.
Bu halde mahkemece, davanın bu çerçevede ele alınması, davalının kusurun ağırlıklı bölümü yükleyen üzerinde bırakılacak şekilde, davalılardan taşıyıcı Adil'in müterafik kusur oranı belirlenerek, oluşacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, bu yönden eksik incelemeye dayalı yazılı biçimde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, sair bentte açıklanan nedenlerle, sair temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz ilam harcının istem halinde temyiz edene iadesine, 30.10.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy