(2004 S. K. m. 67) (6762 S. K. m. 329, 405)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Uşak Asliye 2. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 31.05.2005 tarih ve 2002/934-2005/203 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 19.12.2006 gününde davacı avukatı Bekir Sıtkı Gün geldi. Davalı avukatı tebligata rağmen gelmedi, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı Holdingin yasal olmayan yollardan ve SPK ve ilgili mevzuata aykırı olarak, yurt dışında işçi olarak çalışan davacıdan istediği zaman ve istediği miktarda ödeme taahhüdü de vererek para aldığını, ancak, tüm uyarılara rağmen paranın iade edilmemesi nedeniyle davalı hakkında yapılan icra takibine de davalı tarafından itiraz edildiğini ileri sürerek, davalının icra takibine vaki itirazının iptali ile takibin devamına, %40 icra inkar tazminatının davalıdan alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının müvekkili şirketin ortağı olup, hisse senedi satın aldığını, kendisinden borç para alınmasının söz konusu olmadığını, Anonim Şirketlerde ortaklık paylarının alacak davasına konu yapılamayacağını belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna nazaran, davacının davalı şirkete ait hisse senetleri satın alarak ortak olduğu, TTK. nun 405/2. maddesine göre A.Ş. pay sahiplerinin sermaye olarak verdiklerini geri isteyemeyecekleri, TTK. nun 329/1. maddesi gereğince A.Ş.'lerin kendi hisselerini temellük edemeyecekleri gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, davacı tarafından girişilen icra takibine vaki itirazın tamamının iptali istemine ilişkin olup, dava dilekçesinde, davacının 10.03.2003 hakim havaleli dilekçesinde de açıkça kabul ettiği üzere, bir sıfırın unutulması sonucunda davanın değerinin (243.650.000.000)TL yerine (24.365.000.000)TL olarak gösterildiğinin bildirilip eksik harcında karşılanacağı açıklandığı halde, mahkemece bu yön üzerinde durulmadan ve davacının talebi değerlendirilip karar yerinde tartışılmadan davalı yararına yazılı miktarda vekalet ücretine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 01.00 YTL harcın temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 19.12.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Davalının itirazı üzerine durdurulan icra takibine konu asıl alacak miktarı (243.650.000.000.-) TL'dır. Davacı açmış olduğu işbu takibe itirazın iptali davasında ise, dava değerini (24.365.000.000.-)TL olarak belirtmiş ve bu miktar üzerinden peşin harç yatırmıştır.
Yargılama sırasında davacı vekili, mahkemece verdiği dilekçe ile kısmi bir dava açılmadığını ve asıl alacak tutarı olan (243.650.000.000.-) TL üzerinden hesaplanacak eksik harcı tamamlamak istediğini belirtmiş, ancak mahkemece bu hususta bir karar verilmeksizin dava reddedilerek kendisini bir vekille temsil ettiren davalı yararına dava dilekçesindeki harcı yatırılan değer üzerinden vekalet ücreti takdir edilmiştir.
Harçlar Yasası'nın 32. maddesine göre, yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe takip eden işlemler yapılmaz. Davacının maddi hata sonucu noksan bildirdiği dava değeri üzerinden peşin harç alınıp yargılamaya devam olunduğuna ve müddeabihin kalan kısmı için de eksik harç tamamlattırılmadan dava reddedildiğine göre, vekalet ücreti ancak, harç yatırılan miktar üzerinden takdir edilir. Çünkü kalan kısım için Harçlar Yasası'nın anılan madde hükmü uyarınca yargı işlemlerinin yapılması mümkün olamayacağından aleyhine hüküm verilen davacının bu miktar üzerinden de vekalet ücreti ile sorumlu tutulamayacağı düşüncesiyle yüksek Daire kararın 2.bendindeki sayın çoğunluğun bozma gerekçesine katılamıyorum. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy