(556 S. KHK. m. 9) (6762 S. K. m. 57)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 05.05.2005 tarih ve 2004/314 - 2005/114 sayılı kararın Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 19.12.2006 gününde davacı avukatı E.D. ile davalı avukatı T.S. gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi A.O. tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra, işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin şekerleme ve çikolata sektöründe dünyada tanınmış bir firma olduğunu, Türkiye'de de birçok markanın sahibi olduğunu, bu markalardan 13.10.1989 tarih ve 115815 sayılı şekil ve dalga şeklini içeren
... + Şekil markasının aynı tarihte tescil edildiğini, bu markalarda yer alan şekil unsurunun dünyaca tanınmış serisi markalar, ürün ambalaj ve displaylerinde bunların ayrılmaz bir parçası olarak yaygın biçimde kullanıldığını ve tüketici nazarında müvekkili ile bütünleştiğini, müvekkilinin ürünlerini belirleyici hale geldiğini, davalı şirketin
.. isimli ürün ambalaj ve kutuları üzerinde davacının şekil markasını aynen kullanarak tescilli markaya tecavüzde bulunduğunu, davalının ambalajlarında kullandığı kırmızı-beyaz renkte ve dalgalı süt şeklinin marka olarak tescilinin olmadığını, davalının eyleminin 556 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 9'uncu maddesinin ihlali niteliğinde olduğu gibi TTK'nun 57/5'inci maddesi gereğince de haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, önlenmesine, hükmün ilanına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının tescilli markasını kullanmamasına bağlı olarak açılmış marka iptali davasının sonucunun beklenmesini, davanın iyi niyetten yoksun olduğunu savunarak davanın reddini ve ret kararının ilanını istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, davalı yanın bekletici mesele yapılmasını istediği 2004/800 Esas sayılı davanın konusunun davacıya ait
... nolu markasının tamamının değil, sadece bir kısım mallar açısından hükümsüzlüğü ile ilgili olduğu, eldeki davanın konusunun ise hükümsüzlük istenen mallar dışındakilerle ilgili olması nedeniyle hükümsüzlük kararı verilse dahi eldeki davayı etkilemeyeceğinden sonucunun beklenmesine gerek görülmediği, bu davada haksız rekabet ve marka hakkına tecavüz oluşturduğu iddia edilen
... + Şekil den ibaret markanın halen başvuru aşamasında olduğu ve tescil başvurusunu da davalının değil,
. Holding A.Ş.'nin yaptığı, bu nedenle de anılan başvurunun sonucunun beklenmesine gerek olmadığı, davacının 13.10.1989 tarihinde tescil edilmiş şekil ve
.. +Şekil markasındaki şekil unsurunun davalı yanca
.... markalı çikolata ve gofret ambalajlarında kırmızı/beyaz renkte yer aldığı, benzer mahiyetteki davalının.
.. Sütlü ..... ürünün de dava konusu şeklin kullanıldığına ilişkin 2002/810 Esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda da haksız rekabetin ve marka hakkına tecavüzün varlığına işaret edildiği gerekçesiyle, haksız rekabetin ve markaya tecavüzün tespiti ve önlenmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, davacının tescilli şekil markalarının davalı yanca üretilen ürün ambalajlarında marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturacak şekilde kullanıldığı iddiasına dayalı olarak açılmış haksız rekabetin ve markaya tecavüzün önlenmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davacının iddiası sabit görülerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
556 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 9'uncu maddesi uyarınca marka hakkına tecavüzden söz edilebilmesi için davalının ürün ambalajında kullandığı kompozisyonun; ürünün nihai tüketicileri nezdinde davacı markası ile iltibasa neden olacak şekilde düzenlenmiş olması gerekmektedir.
Bu bakımdan, marka ve ambalajın kullanıldığı ürünlerin tüketici tarafından algılanış biçimi ve bu algılama sonucunda karışıklığa sebebiyet verilerek tüketicinin davacının ürününü aldığı konusunda yanılgıya düşürülerek davalı ürünlerini satın almasına yol açılmış olmalıdır. O halde, davacı markalarını oluşturan işaretler ile davalı ürünlerine ait ambalaj kompozisyonlar karşılaştırılır iken, bu amaç gözetilerek işaretlerin bir bütün olarak bıraktıkları izlenim değerlendirilmelidir.
Davalıya ait süt kremalı çikolata, süt kremalı çikolatalı gofret ve
.... ibarelerini taşıyan ürün ambalajlarında mevcut gofret ve çikolata şekli, dökülmüş süt görüntüsü, renk ve yazıdan oluşan kompozisyon ile tüketiciye verilen mesaj, ambalaj içinde satılan ürünün içeriğinin kolayca algılanıp satın almalarını sağlamaya yöneliktir.
Davacıya ait şekil markasında benzer şekil ve renkler mevcut ise de; az önce açıklandığı üzere herhangi bir iltibas tehlikesi yaratılmayacak şekilde ambalaj içinde satılan ürünün niteliklerinin ön plana çıkartılmasının amaçlandığı kuşkuya yer vermeyecek bir şekilde açıkça anlaşılmaktadır.
Bu durumda sırf dalgalı renk karışımından oluşan davacı markasının varlığından bahisle marka hakkına tecavüzden söz edilmesi mümkün olmadığından davanın reddine karar verilmek gerekir iken yazılı gerekçeyle kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, takdir olunan 500,00.YTL duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 21.12.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy