(1086 S. K. m. 38, 39) (6762 S. K. m. 1269, 1270) (Elektronik Cihaz Sigortaları Genel Şartları m. 2)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 8. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 13.07.2005 tarih ve 2004/555 - 2005/457 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi S. Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin Finansal Kiralama Sözleşmesi ile kiracısı olduğu iki adet makinenin davalılardan E. Tek. Ür. San. Tic. Ltd. Sti.'den kiraladığını ve diğer davalıya elektronik cihaz sigorta poliçesi ile Leasing All Risk kapsamında sigorta ettirdiğini, makinenin arızalandığını ileri sürerek, şimdilik 20.000 USD tazminatın faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı sigorta vekili, genel şartlar 2/9 bendi uyarınca valf ve tüplerde meydana gelecek ziya ve hasarların, aksine sözleşme olmadıkça teminat dışı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, faturada soğutma sistemine ilişkin açıklanan niteliklerden farklı bir makinenin alıcıya teslim edildiği, makinenin hasarlı olduğu ve sık sık hasarlandığı, genel şartlara göre hasarın teminat dışı olduğu gerekçesiyle davanın davalı sigorta bakımından reddine, diğer davalı bakımından dava dosyasının ayrılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, elektronik cihaz sigorta poliçesine dayalı alacak isteğine ilişkindir.
Davacının aktif dava ehliyetine sahip olmadığı yargılamanın her aşamasında davalı tarafça ileri sürülebileceği gibi, mahkemece de resen dikkate alınması zorunludur.
Davaya konu sigortalı makine davacı tarafından finansal kiralama sözleşmesi ile dava dışı finansal kiralama şirketinden kiralanmıştır. Zarar sigortalarında sigorta konusu, mal yani eşya olmayıp, eşya üzerindeki menfaattir. Bu menfaatin sigorta edilebilmesi için ayrıca para ile ifade edilen ekonomik bir değerinin olması gerekir. Mal sigortalarında menfaat sahibi kavramını düzenleyen TTK'nın 1269. maddesine göre, bir malı muayyen rizikolara karşı temin etmekte para ile ölçülebilecek bir menfaati olan malik, malikin adi veya rehinli alacaklısı, malın muhafazasından dolayı malikine karşı mesul olan acente, kiracı, komisyoncu ve diğer kimseler, malın muhafazasında hakikaten menfaati olan kimseler yahut bunların kanuni temsilcileri bu menfaati sigorta ettirebilirler. Aksi takdirde TTK'nın 1264/2. maddesi uyarınca sözleşme batıl olur. Somut olayda, davacı ile dava dışı finansal kiralama şirketi arasında düzenlenen sözleşmenin 36. maddesinde de sigorta ile ilgili hükümler düzenlenmiş olup, buna göre, sigorta primlerini sigortacıya önce kiraya verenin ödeyeceği, daha sonra kiraya verene kiracının ödeyeceği ve poliçede, sigortalı olarak kiraya verenin adının geçeceği, tüm hak ve menfaatlerin kiraya verene ait olacağı hususları düzenlenmiştir. Poliçe, TTK 1270. maddesi uyarınca başkası nam ve hesabına da yapılmamış, dain mürtehin gösterilmemiş, kiraya veren dava dışı Finansal Kiralama Şirketi sigortalı, kiracı davacı ise sigorta ettiren olarak gösterilmiştir. Bu durumda sigortalı durumda olan dava dışı Finansal Kiralama Şirketinin, sigortadan tazminat talep etme hakkına sahip olduğu kuşkusuzdur.
O halde, davacının aktif dava ehliyetine sahip olup olmadığının öncelikle belirlenmesi gerekmektedir. Bu amaçla davacı vekiline, dava dışı finansal kiralama şirketinin davacı şirkete bu davaya yönelik olarak temlik işleminde bulunup, bulunmadığı açıklığa kavuşturulmak üzere süre verilerek, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, bu yön üzerinde durulmadan, yazılı olduğu şekilde eksik incelemeye dayalı olarak işin esasına girilmesi doğru görülmemiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, kararın resen BOZULMASINA, 2 numaralı bentte açıklanan nedenle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine 12.03.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy