(1086 S. K. m. 438)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Mersin 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 25.04.2006 tarih ve 2005/1019-2006/911 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Pınar Ş. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ait aracın davalı nezdinde kasko poliçesi ile sigortalı olduğu esnada hasarlandığını, ancak davalı sigorta şirketinin yapılan başvuruyu reddederek hasar bedelini ödemediğini ileri sürerek, 2.221.180.000 TL.'nın olay tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, hasarın poliçenin düzenlenmesinden önce gerçekleştiğini, sigortalının beyan ettiği yerde gerçekleşmediğini, olay tarihinden itibaren faiz talep edilmesinin de yasal olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre davanın kısmen kabulü ile 1.778.476.000 TL.'nın olay tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalıdan alınmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, davalı şirkete kasko poliçesi ile sigorta ettirilen aracın hasarlanması nedeniyle meydana gelen zararın tazmini istemine ilişkin olup, davalı şirketin istemi üzerine alınan kasko ekspertiz raporu ile sigortalı araçtaki hasar durumu tespit edilerek, bu hususa ilişkin olarak 17.12.2003 tarihli rapor düzenlenmiştir. Taraflar arasındaki ilişkinin sigorta akdine dayanması nedeniyle davalı sigorta şirketinin haksız eylem sorumlusu gibi olay tarihinden itibaren faiz ile sorumluluğuna karar verilmesi doğru değildir. Davalı şirket meydana gelen zararı eksper tarafından düzenlenen rapor tarihinde öğrenmekte olup, ödeme yapmadığı takdirde bu tarihte temerrüde düştüğünün kabulü gerekir. Bu itibarla mahkeme tarafından hüküm altına alınan miktara olay tarihinden itibaren faiz uygulanması doğru görülmeyip, kararın bu yönden davalı yararına bozulması gerekirse de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün HUMK. nun 438/7 nci maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine; 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hüküm fıkrasının ilk bendinin ikinci satırında geçen olay ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine ekspertiz rapor tarihi olan 17.12.2003 ibaresinin yazılmasına, kararın davalı yararına bu şekilde düzeltilerek ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 72,03 YTL. temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 25.10.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy