(5846 S. K. m. 69)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 09.03.2006 tarih ve 2005/336 - 2006/99 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 12.02.2008 gününde taraf avukatları tebligata rağmen gelmediğinden, tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ayşe Altun tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davacı şirketin 1964 yılından beri POLO ticaret unvanı ve markasını kullandığını, 1980 yılında hazır giyim ve tekstil sektöründe 24, 25, 35, 41, 42 nci sınıf emtialar için tescil ettiren davacının POLO markasının tanınmış marka olduğunu, davacının POLOBOY ibareli marka başvurusunun ise aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer markaların varlığı nedeni ile davalı TPE tarafından kısmen reddedildiğini, müvekkilince yapılan itirazın da kabul edilmediğini, oysa ki davacının kendi tanınmış markasını POLO+EK şeklinde kullanmasını engelleyen bir kanun hükmü bulunmadığını ileri sürerek, YİDK.nun 31.12.2004 tarihli kısmi ret işleminin iptaline, davacı adına işlem gören POLOBOY ibareli başvurunun tescil edilmek üzere ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu edilen marka başvurusu ile ilgili alınan kararın hukuka uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı başvurusunun konusu olan işaretin redde mesnet markalarla benzer olduğu, her birinde bütünü itibariyle bıraktığı izlenim, tümüne hakim olan görüş ve ayırt ediciliği vurgulayan imajın POLO sözcüğünde odaklandığı, hem davacının ve hem de redde mesnet markaların sahiplerinin aynı ibareyi öteden beri farklı mal ve hizmetler için adlarına tescil ettirdikleri, bunlardan birinin sonradan diğerinin alanına girmesi durumunda mutlak ret nedeni olarak devreye gireceği, davacı tarafın başvuru konusu işaretin tanınmış marka olmadığını, aksine daha önceden tanınmış olan POLO ibareli markaların unsurunun sonraki başvuruda yer almasının redde mesnet markalar ile karıştırılmasını engelleyeceğini ifade ettiği, sonradan kazanılmış tanınmışlığın, kazanılmış haklara zarar veremeyeceği, tanınmışlık vasfının kazanılmasından evvel 3 ncü kişiler tarafından davacının tescilli markalarından daha başka mal ve hizmetler için tescil ettirilmiş mal ve hizmet alanlarına davacının girmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle davacı markası tanınmışlık vasfını taşısa bile, ulaşılan sonucun değişmeyeceği gerekçesiyle, YİDK.nun 31.12.2004 gün ve M-2582 sayılı kararının 18 nci sınıf 1-5, 25 nci sınıfın 1, 2, 4, 5, 6, 7 ile 35 nci sınıfın 1, 2, 4, 5, 6, 7 nci alt guruplarında yer alan sınıf mal ve hizmetler yönünden iptaline, 25 nci sınıfın 3 ile 35 nci sınıfın 3 ve 8 nci alt gurubunda yer alan mal ve hizmetler yönünden iptal isteminin reddine karar verilmiştir.
Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün onanmasına, taraf vekilleri duruşmaya gelmediğinden duruşma vekillik ücreti takdirine yer olmadığına, aşağıda yazılı bakiye 1.80'ar YTL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı ve davacıdan ayrı ayrı alınmasına, 12.02.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy