(556 S. KHK. m. 7)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 09.05.2006 tarih ve 2005/663-2006/280 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 19.02.2008 gününde davacı avukatı ... ile davalı avukatı... gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı şirket temsilcileri, davacı şirketin 05.11.2003 tarihinde yapmış olduğu ZENGİN EKMEK+ ŞEKİL marka tescil başvurusunun, nihai olarak davalı TPE YİDK'ca 556 sayılı KHK'nin 7/l-(a), (c) maddeleri gereğince reddedildiğini, oysa aynı sınıfları kapsayan ZENGİN ibareli tescilli markalarının bulunduğunu, bu ibarenin ürünlerin karakteristik özelliklerini bildirmediğini, KHK'nin 7/son maddesi anlamında ayırt edici nitelik kazandığını bildirerek, davalı TPE YİDK'nun 12.05.2005 tarih ve 2005-M-1405 no.lu kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna nazaran, somut uyuşmazlıkta tescili istenen işaretin ZENGİN EKMEK+Şekil ibaresi olup, markanın 30/4. sınıfta yer alan ekmek ürünü için kullanılacağı, markanın esas unsurunun ZENGİN ibaresi olduğu, ekmek ibaresinin yan unsur olarak kullanıldığı, ayırt edici niteliğin bulunup, bulunmadığının tespiti yapılırken markanın esaslı unsuruna bakılacağı, ZENGİN ibaresinin anılan alt gruptaki ürünün adı olmadığı, ayrıca bu ibareyi duyan bir kişinin ekmek ürününü doğrudan hatırlaması veya onlarla özdeşleştirmesinin olası bulunmadığı, 556 sayılı KHK'nin 7/1-a maddesi anlamında bir tescil engelinin bulunmadığı, ancak dava konusu markanın kullanılacağı ürünler yönünden tasviri nitelikte olduğu ve 30/4. sınıftaki ürünler yönünden tescil edilmesinin KHK'nin 7/1-c maddesi gereğince doğru olmayacağı, davacının eylemli kullanımla ilgili olarak sadece bir kısım marka tescil belgeleri ibraz ettiği, bilirkişi raporuna yönelik itiraz dilekçesi ekinde 2004, 2005, 2006 ve bila tarihli bir kısım belge ve 01.06.2004 tescil tarihli marka tescil belgesi sureti sunmuşsa da, anılan belgelerin büyük bir kısmının tarihsiz olması, tarihli olanların da tescil başvuru tarihinden sonraki yılları göstermesi nedeniyle dikkate alınamayacağı, davacının KHK'nin 7/son maddesindeki koşulların gerçekleştiğini ispat edemediği gerekçeleriyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- 556 sayılı KHK'nin 7/son maddesi uyarınca bir marka tescil tarihinden önce kullanılmış ve tescile konu mal ve hizmetlerle ilgili olarak bu kullanım sonucu ayırt edici nitelik kazanmış ise anılan KHK'nin 7/c maddesi uyarınca tescili reddedilemez. Somut olayda davalı TPE YİDK kararının iptali talep ve dava edildiğine göre, ayırt ediciliğin belirlenmesinde TPE YİDK karar tarihinin esas alınması ve davacı tarafından bu hususta sunulan delillerin bu tarihe göre değerlendirilmesi gerekirken, tescil başvuru tarihi itibarıyla yapılan değerlendirme sonucunda yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olmuş ve kararın açıklanan nedenle davacı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 550 YTL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 19.02.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy